Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/13812 E. 2012/65 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/13812
- Karar No
- 2012/65
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Olaydan 6 gün sonra kolluk görevlilerince başka yerde durumlarından kuşku duyularak gözaltına alınan sanıkların, yakınana ait otomobilden çaldıkları teybi Remzi Durman isimli kişinin işlettiği kahvehaneye bıraktıklarını söyledikleri ve suça konu teybin buradan alınarak yakınana iade edildiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 523/1. maddesinin uygulama koşulunun tartışmasız bırakılması, 2-5237 sayılı TCK’nın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu,Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi,olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle,daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 3- 5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu; hırsızlık suçunu işlemek için yakınana ait otomobilin camını kıran sanığın eyleminin, hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar vermek suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu suçla ilgili bir değerlendirme yapılmaması, 4- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1 (pek hafif), 523/1, 59/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1, 62/1, 53, 151/1, 62/1, (53). maddelerinde öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları ile (mala zarar vermek suçu bakımından 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri de) değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde uygulama yapılması, 5- Kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasında öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerinin seçimlik olmadığı gözetilmeden, sadece anılan fıkranın (a) bendinde yazılı tedbire hükmedilmesi ile yetinilmesi, 6- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün,765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, 7- Sanık ... hakkında suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 16.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.