Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/12672 E. 2011/40108 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/12672
- Karar No
- 2011/40108
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, aksi halin, sanığın; önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Oluş ve dosya içeriğine göre; hırsızlık amacıyla komşusu olan yakınanın evine giren sanığın, yatak odasında çalınacak eşya ararken yakınanın odaya girmesi ./.. -2- üzerine eliyle ağzını kapatmak, kollarını arkaya bükmek ve yatağın üzerine yatırıp kafasını bastırmak suretiyle cebir ve şiddet uygulayarak kolundaki bilezikleri alıp odadan ve evden çıktıktan sonra yakınanın, adını söyleyerek kendisini tanıdığını belirtmesi üzerine bilezikleri getirip evin içine atması biçimindeki eylemin, 5237 sayılı yasanın 149/1,b-d ve 168/3-1 maddelerine uyan yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-) Kabul ve uygulamaya göre de; a-) İddianame ve gerekçeli karar başlığına suç tarihinin, 28.03.2005 yerine, 29.03.2005 olarak yanlış yazılması, b-) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2006 gün ve 167/198 sayılı kararı ışığında, fer’i ceza niteliğindeki gecikme zammına ilişkin 647 sayılı Yasanın 5/5. maddesinin, 5275 sayılı Yasanın 122/1. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmış olması karşısında, süresinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...