Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/12614 E. 2011/2080 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/12614
- Karar No
- 2011/2080
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : 03.04.2001 tarih 2000/70 esas 2001/186 karar sayılı ilamın sonuç ceza bakımından sanıklar lehine olduğundan aynen infazına ilişkin karar Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlü yararına olan hükmün belirlenmesi amacıyla kurulan ek kararın temyizi olanaklı kararlardan olması nedeniyle, 23.01.2006 günlü uyarlama kararından sonra, hükümlü ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının anılan karara yönelik itirazları üzerine, dosyanın tekrar ele alınarak verilen 13.02.2007 günlü ikinci uyarlama kararının yok hükmünde olduğu anlaşılarak, 23.01.2006 günlü ilk uyarlama hükmüne yönelik olarak yapılan incelemede; 1- 23.01.2006 olan karar tarihinin, karar başlığına 23.12.2005 olarak yanlış yazılması; 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ışığında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren halerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; 3- 5237 sayılı TCK'nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlü ...'ün yakınan ... ...'e karşı, hükümlüler ... ile ... ...'ün yakınan ...'ye karşı eylemlerinin; 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 143/1. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4 ( yakınan ...'ye karşı ayrıca 119/1-c ) ve 151/1. maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, Yakınan ... ...'e karşı eylemde, anılan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmün gerekçesinde bir değerlendirme yapmadan, 765 sayılı TCY'nın hükümlü yararına olduğu kabul edilerek önceki hükmün aynen infazına; Yakınan ...'ye karşı eylemde, anılan birden çok kişiyle geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından ceza verilmeden, yazılı biçimde 5237 sayılı TCY'nın hükümlü yararına olduğu kabul edilerek yazılı biçimde uygulama yapılması; 4- Hükümlülerin, yakalanmalarından sonra, yakınanlara ait malları sakladıkları yerleri gösterip bir kısmının iadesini sağladıkları ve haklarında 5237 sayılı Yasanın 168/4. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp, sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesinde gözönüne alınması gerektiğinin düşünülmemesi, 5- Yukarıdaki açıklamalar ışığında, 5237 sayılı Yasada düzenlenen mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarında, yakınanların şikayetlerinin devam edip etmediği ve uzlaşma kurumları da göz önüne alınarak hükümlüler yararına olan yasanın yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması; 6- Hükmün infazının 647 sayılı Yasa uyarınca yapılmasına karar verilmesi suretiyle infazın kısıtlanması; 7- Kabule göre de, hükümlülerin yakınan Hüseyin Vinç'e karşı eylemlerinden kurulan hükümde, 5237 sayılı TCY'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan 23.01.2006 gün, 2000/70 - 2001/186 sayılı ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlüler yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 01.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.