Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/21054 E. 2010/16085 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/21054
- Karar No
- 2010/16085
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün maddelerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmeyip, 765 sayılı yasaya göre verilmesi gereken ceza denetime olanak sağlayacak şekilde belirlenmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesindeki işyeri dokunulmazlığını ihlal ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Sanığın, yakınanlara ait işyeri kapı kilitlerini kırarak hırsızlığa kalkışma suçlarını işlediğinin anlaşılması karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, 4- 5237 sayılı TCK.nun 145/1. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522/1. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği, sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken değer olarak gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüde düşük miktarlar esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 5- Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 61, 522/1 (3 kez). maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 53/1; 116/2-4, 119/1-c, 53/1; 151/1, 53/1 (3 kez). maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 765 sayılı TCK.nun sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 6- Sanığın yakınanlara yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık eylemlerinin suç tarihlerinin 4616 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığının denetime olanak verecek biçimde belirlenmemesi, 7- Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.