Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/19781 E. 2010/9286 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/19781
- Karar No
- 2010/9286
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine,toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün,765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, 2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 81/2-3.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 53/1-2-3.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından,anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, lehe yasanın uygulama sırasında belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 3- 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3. fıkrası gözetilmeden, 1.fıkrasının (c) bendinde belirtilen haktan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, 4- 5237 sayılı TCY.nın 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı öngörülmektedir. Aynı Yasanın 7. fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 sayılı Kanunun 108. maddesinde ise yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır. 5275 sayılı Kanunun 106. maddesine adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda, 5237 sayılı Kanunun 58, 5275 sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının belirtilemeyeceği sonucu ortaya çıkmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 sayılı Kanunun 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi ve kabule göre de, 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanması sırasında, 5275 sayılı Yasanın 107 ve 108/4-5-6. maddesi gereğince, koşullu salıverilme şartlarını ve denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverilme kararını verecek olan hakime ait olduğu düşünülmeden,infazı kısıtlayacak biçimde koşullu salıverilme süresini belirlenmesi ve denetimli serbestlik süresinin de 1 yıl olarak hükmedilmesi suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.