Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/19735 E. 2010/839 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/19735
- Karar No
- 2010/839
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A)-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde; Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1-son; 2253 sayılı Yasanın 12/2; 765 sayılı Yasanın 102/3, 104/2. maddelerine göre, hükümden önce 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c, 151/1, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanığın yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 21.11.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, B)- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelenmesinde; Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınana ait işyerinin kepenk kilidi ve cam kırılıp içeri girilmek suretiyle hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/2-4 ile 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, sanığın önceden vermiş olduğu karar doğrultusunda diğer sanıklarla anlaşarak suça doğrudan katılıp suçu birlikte işledikleri gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müteselsilen” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin “müteselsilen” sözcüğü çıkarılıp, yerine “sebep oldukları tutar kadar ayrı ayrı “ ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, C)- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınana ait işyerinin kepenk kilidi ve cam kırılıp içeri girilmek suretiyle hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/2-4 ile 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından gerçekleştirildiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24 ile 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma girişiminde bulunulması, aynı yasanın 23. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-) Suç tarihinde 18 yaşını doldurmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesine aykırı olarak 53/1. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.