Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/18581 E. 2010/7898 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/18581
Karar No
2010/7898
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) 5252 sayılı Yasanın lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” Şeklinde lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntemi düzenlemiş olup, lehe yasa tespit edilirken 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasında düzenlediği şekilde, 765 sayılı Yasa ile 5237 sayılı Yasanın olaya ayrı ayrı uygulanması ve ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, yapılan uygulama ve karşılaştırmanın denetlenebilir ölçüyle hükmün gerekçesinde gösterilmesi zorunludur. Eski ve yeni yasalar yönünden birbiriyle kıyaslanan yasa maddelerinin soyut olarak sayılmasıyla yetinilmesi yasa mukayesesi için yeterli olmayıp 5252 sayılı Yasanın 9/3. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,

2-) Sanığın yer göstermesi sonucu bir kısım eşyanın soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

3-) Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1, 522. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, (koşullarının oluşması durumunda 168/4); 116/2-4; 151/1. maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında; 5237 sayılı TCK’nun 73/8. maddesi ile 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırma girişiminde bulunulduktan sonra, lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4-) 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden uzlaştırma girişiminde bulunulması zorunluluğu,

5-) Kabul ve uygulamaya göre de;

a-) Yakınana ait işyerinin kapısının kilit bölgesi oksijen kaynağıyla kesilerek açılıp içeri girildiğinin anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması,

b-) Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 522. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu 3 yıl 3 ay 18 gün yerine, 3 yıl 3 ay 19 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/18581, K. 2010/7898, T. 01.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-18581-e-2010-7898-k-b646b9f37ca3