Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/13992 E. 2010/10683 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/13992
- Karar No
- 2010/10683
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Mağdura ait iş yerinin demir parmaklığının ve kapısına takılı asma kilidin keşif ve bilirkişi raporuna göre, muhkem nitelikte olduğu belirtildiği halde, sanık ... için yapılan uygulamada ... ceza maddesinin 765 sayılı TCK'nun 493/1-son yerine, aynı yasanın 492/1-son maddesi olarak uygulanması, 2- Sanık ...'ın eyleminin kalkışma aşamasında kaldığı kabul edildiği halde, cezasında 765 sayılı TCK'nun 61. maddesi ile yapılan indirimin hükümde gösterilmemesi, 3- Sanıklar ... ve ...'nın diğer sanık ... ile olay yerine geldikleri, muhkem nitelikteki asma kilidi kırmaya çalıştıkları, bir ses duymaları üzerine üçünün olay yerinden uzaklaştıkları, Sanık ... ve ...'ın kısa bir süre sonra tekrar aynı yere gelerek bilirkişi raporuna göre, muhkem nitelikte olmayan çatı örtüsünü kaldırarak içeri girip, hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında, bir bütün halinde adı geçen sanık ...'ın eyleminin 765 sayılı TCK'nun 493/1-son, 61. maddeleriyle, sanıklar ... ve ...'nın eylemlerinin 765 sayılı TCK'nun 492/1-son, 80, maddeleri ile uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, 4- Sanık ...'ın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 61,522/1 (pek hafif), 59/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 62/1, 53, 116/2-4, 119/1-c, 35/2, 62/1, 53. maddelerinde; sanıklar ... ve ...'nın eylemine uyan 765 Sayılı TCK'nın 492/1-son,80, 522/1(pek hafif), 55/3, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4,5 ve 6.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan,142/1-b, 143/1, 43/2, 62/1, 50, 52, 116/2-4, 119/1-c, 43/2, 31/3, 62/1, 50,52, maddelerinde öngörülen cezaların türleri, alt ve üst sınırları ile sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükmü ile, diğer sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçları yönünden 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 24.maddesinde öngörülen “uzlaşma”hükmü bakımından anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, lehe olan yasanın uygulama sırasında mahkemesince belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 5- Sanık ... hakkında suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 6- Sanık ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23.maddesinin gözetilmemesi, 7-5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, 8-Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde ‘müteselsilen tahsiline’ biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.