Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/9051 E. 2026/10661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/9051
Karar No
2026/10661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2227 Esas, 2026/494 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/302 Esas, 2024/119 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 59... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; enerji nakil hattının taşınmazların olduğu gibi kullanılmasına olumsuz etkisinin bulunmadığını, tespit edilen bedeli kabul etmediklerini, bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerin objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporundaki hem kapitalizasyon faizi hem objektif artış oranının taşınmazın değerini olması gereken değerin çok üzerine çıkardığını, taşınmaz hakkındaki mahkeme kararının kuruluşları tarafından aynı bölgede açılan diğer dava dosyalarında alınan bilirkişi raporları ve mahkemece verilen kararlar ile de aykırılık içerdiğini, hiçbir gerekçeye dayanmadan avukatlık ücretine hükmedilmediğini, istinaf istemlerine konu hükmün bedel yönünden kaldırılması gerektiğini beyan ederek yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin de karşı tarafı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemede etrafının meskun olduğunun gözlemlendiği, dava konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli İmar Planında olmakla mahkemece dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü gerekirken, arazi niteliğinde değerlendirilerek net gelir usulüne göre kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi, kabule göre de ürün münavebesine göre tespit edilen m² birim fiyatının bir önceki yıl olan 2022 yılına ait verileri ile hesaplanan bedelin Yİ-ÜFE oranlarına göre dava tarihine güncellenmesi doğru görülmediği; ancak dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin Dairelerince tespiti yapılan yakın konumda bulunan taşınmazlarla uygunluk arzettiği kamulaştırma bedelinin idare lehine olduğu, davaya konu taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek sureti ile irtifak hakkı karşılığı bedelinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/9051, K. 2026/10661, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-9051-e-2026-10661-k-e1f636bd8a91