Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/821 E. 2026/9936 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/821
- Karar No
- 2026/9936
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1055 Esas, 2025/2245 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 4 23... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, bilirkişi raporunda ... ilçesi 13 25... parseli emsal alınarak değerleme yapıldığını, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın emlak vergi değeri oranı ile kıyaslandığında, dava konusu taşınmazın emsalin 0,26 katı değerinde olduğunu, emsal taşınmazdan 0,32 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığının, dava konusu taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığının tespit edildiğini, karşılaştırma tablosu incelendiğinde bu tabloya itibar etmenin mümkün olmadığını, emsal taşınmazın ... Karayolunun iki parsel altında, etrafında okul-cami bulunan bir taşınmaz olduğunu, emsal taşınmaza kıyasen, dava konusu taşınmazın sadece ... Belediyesine mesafesi daha yakın olup; her iki taşınmazın Devlet Hastanesine, Jandarmaya, Kaymakamlık binasına mesafesi eşit denecek kadar aynı olmakla birlikte, emsalin ana yola yakınlığı sebebiyle ilgili kurumlara araçla ulaşımı da kıyasen daha iyi olduğunu, hal böyle iken dava konusu taşınmaza ortalama 86 Puan, emsal taşınmaza ise ortalama 42 Puan vererek yapılan kıymet takdirinin teknik ve bilimsel bir izahı bulunmadığını beyan ederek emsal taşınmazın, dava konusu taşınmazdan daha üstün yanlarının olmasına karşın, dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli olduğu tespiti ile yapılan bedel tespiti yönünden işbu kamulaştırma kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sunulan raporların yasalara ve mülk sahibi olan vatandaşların menfaatlerine aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda kullanılan değer tespit verilerinin sadece davacı taraf lehine hazırlandığı için müvekkilinin mağdur edildiğini, bedel tespitinde kullanılan verilerin bilimsel kriterlerden uzak hazırlanmış olup emsal taşınmaz belirlenmesinin subjektif kriterlerle yapılmış ve dava konusu taşınmaza en yakın değerdeki emsal kullanılmak yerine değer düşük taşınmaz emsal alınmış olduğunu, kamu yararının önde tutulması sebebiyle bedelin düşük belirlenmesinin ağır sonuçlarının yalnızca müvekkillerine yansıtılmasının vatandaşın da haklarının korunması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, emsal taşınmaz dava konusu taşınmaz ile aynı niteliklere sahip olmayıp bedelin düşük kalmasına sebep olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinin yerinde olduğu belirtilerek davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; emsal alınan satışın aile içi satış olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazın emlak rayiç değerlerinin ters orantılı olduğu anlaşılmakla bu emsale göre değerlendirme yapan bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Kabule göre de;
6.Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı kesintisi oranı Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak, tespiti ile bu oranda düzenleme ortaklık payı düşülerek taşınmazın metrekare birim bedelinin hesaplanması gerekirken, emsal taşınmaza ait düzenleme ortaklık payı dikkate alınmak suretiyle metrekare birim bedelinin belirlenmesi doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.