Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1529 E. 2026/10280 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1529
- Karar No
- 2026/10280
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/250 Esas, 2023/290 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Yozgat ili, Çekerek ilçesi, ... köyü 1 58... parsel, 1 09... parsel, 1 51... parsel, 1 22... parsel, 1 51... parsel, 1 08... parsel, 1 04... parsel ve 1 04... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.03.2013 tarihli ve 2012/378 Esas, 2013/207 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 19.03.2013 tarihli ve 2012/378 Esas, 2013/207 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın yeri, konumu ve köy yerleşim yerine uzaklıkları belirlenip, bu özelliklerine göre belirlenen metrekare birim bedellerine objektif değer artırıcı unsur ilave edilerek bedel tespit edilmesi gerektiğinden, kamulaştırma bedeline faiz yürütülmesi gerektiğinden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet bedellerinin hesabında kullanılacak 2012 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre, 1. Sınıf A grubu yapılar 3 m yüksekliğe kadar kagir ve betonarme istinat ve bahçe duvarları, basit kümes ve basit tarım yapıları vs. yapılar olduğu, 1. Sınıf B grubu yapıların cam örtülü seralar, basit padok, büyük ve küçükbaş hayvan ağılları (ahır) vs oldukları, 2. Sınıf A grubu yapıların kuleler, ayaklı su depoları vb yapılar oldukları, 2. Sınıf B grubu yapıların pnömatik ve şişirme yapılar, tek katlı ofisler, dükkan ve basit atölyeler müştemilatları, depo ve atölyeler tesisat ağırlıklı ağıllar (ahırlar), fidan yetiştirme ve bekletme tesisleri vs yapılar olduğu göz önünde bulundurularak dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ahır niteliğindeki yapıların tamamının 2/B yapı grubunda kabul edildiği gözetildiğinde yapı sınıfları ve yaşları mahkeme gözlemi ve gerekçeleri ile belirlenip buna göre yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden bu yapılar için eksik inceleme ile değer tespit edilmiş olması hatalı olduğundan ve 2942 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline bu sürenin bitimi tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden ve 28.04.2018 tarihli Resmî Gazete'de yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince davacı idarenin harçtan muaf hale geldiği ve aleyhine harca hükmedilmeyeceğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkeme 10.11.2020 tarihli ve 2019/121 Esas, 2020/137 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.11.2020 tarihli ve 2019/121 Esas, 2020/137 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın üzerinde yer alan ahır dışındaki yapılar bozma konusu yapılmadığı halde, davalı lehine oluşan usulî kazanılmış hak gözetilmeksizin bozma sonrası yıpranma oranı ve eksik imalat oranı değiştirilerek yapı değerinin eksik hesaplanması, mahkemece bloke edilen bedellerin tamamı dikkate alınarak fazla bloke edilen bedellerin davacı idareye iadesi yönünde hüküm kurulmaması, Mahkemece verilen hüküm, Dairenin bozma kararı ile ortadan kalktığı hâlde, yeniden tescil hükmü kurulmaması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda her iki bozma ilamına da aykırı olarak bedel belirlendiğini, bozma ilamı dışına çıkılarak bozma dışındaki yapı bedellerinin artırıldığını, faiz hükmünün hatalı kurulduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usülü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. İkinci kararla hükmedilen kamulaştırma bedeli 320.070,73 TL’ye 03.03.2013 tarihinden ikinci karar tarihi olan 10.11.2020 tarihine kadar, bakiye 24.253,70 TL’ye ise 03.03.2013 tarihinden son karar tarihi olan 10.08.2023 tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi uyarınca 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin 7 nci bendi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine " İkinci kararla hükmedilen kamulaştırma bedeli 320.070,73 TL’ye 03.03.2013 tarihinden ikinci karar tarihi olan 10.11.2020 tarihine kadar, bakiye 24.253,70 TL’ye ise 03.03.2013 tarihinden son karar tarihi olan 10.08.2023 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.