Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1469 E. 2026/10357 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1469
- Karar No
- 2026/10357
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/825 Esas, 2025/1544 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/4 Esas, 2024/73 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... köyü 58 parsel sayılı taşınmaza el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın usulüne uygun kamulaştırıldığını, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 58 parselin ilk tapulamada 2 ada 3 parsel olarak tescil edildiği ve kamulaştırma tarihinde malikinin ... olduğu ve davalı idare tarafından kamulaştırma işlemlerine başlandığı, idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda tebligatın 10.07.1962 tarihinde yapıldığının yazılı olduğu ancak tebliğ mazbatasının temin edilemediği, ancak ...'nın Adıyaman Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/45 Esas, 1963/43 Karar sayılı ilamında yazılı olduğu şeklide kamulaştırma işlemlerinden haberdar olduğu ve herhangi bir itirazının olmadığını beyan etmiş olması karşısında; kamulaştırma tarihindeki malik ...'nın tescil talepli davaya katıldığı ve kamulaştırma işlemlerinden en geç bu dava nedeniyle haberdar olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmasına göre, davalı idare tarafından kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlandığı kabul edilerek dava konusu taşınmazı devralan davacı malik ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf talebinin kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının oluştuğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.