Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8202 E. 2026/964 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8202
Karar No
2026/964
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1939 Esas, 2025/597 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/704 Esas, 2024/72 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ............... Mahallesi 24 31... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması sebebiyle taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Bakanlar Kurulunun 30.10.2010 tarihli ve 2010/983 sayılı kararı ile Bakanlık Makamının 25.10.2010 tarihli ve 17467 sayılı olurları ile acele kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, kamulaştırma çalışmaları kapsamında taşınmazın eski maliki Ömer Karayel aleyhinde açılan acele kamulaştırma davası sonucunda 1.361,36 m² tapu alanına sahip taşınmazın tamamına el konulmasına karar verildiğini, kamulaştırma sürecinin devamında eski tapu malikinin taşınmazı .................ve Ticaret Limited Şirketine sattığını, tapu bilgilerinin güncellenmesi sırasında ............'in tapu maliki olmadığının tespit edildiğini ve kamulaştırma sürecinin tamamlanamadığını, yeni tapu maliki ile de anlaşma sağlanamadığını, davanın kısmi dava niteliğinde olduğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sanayi bölgesinde kalan bir sanayi parseli olduğunu, bilirkişi raporunda sanayi bölgesinde kaldığının belirlenmesine rağmen yalnızca arsa vasfında değerlendirilmesinin metrekare birim fiyatının düşük belirlenmesinin sonucunu doğurduğunu, dava konusu taşınmazın boş bir arsa veya tarla olmadığını, ............Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 13.01.2023 tarihli müzekkere cevabında her ne kadar demiryolu hattında kaldığından bahisle yapılaşmaya uygun olmadığı bildirilmemişse de taşınmazın sanayi arsası olduğunu, değerlendirilmenin buna göre yapılması gerektiğini, bitişik parsellerin sanayi parseli iken ve tren yolu planlarının henüz ortada yokken daha sanayi yapılaşmasına uygun olan dava konusu parselin, sanayi arsası olarak dikkate alınmasının ve metrekare birim fiyatının buna göre belirlenmesinin zorunlu olduğunu, irtifak nedeniyle yapılan indirimin fazla olduğunu, emsal taşınmaza kıyasla belirlenen oranın gerçekçi olmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaza emsal olabilecek nitelikte olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tapuda kayıt ve tescilinin kurumları adına değil, Maliye Hazinesi adına yapılması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken seçilen emsallerin kamulaştırılan taşınmazla aynı/benzer nitelikleri taşınması ve çok eski tarihli satışların emsal kabul edilmemesinin gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda emsal kabul edilen taşınmaz değerlendirildiğinde söz konusu taşınmazın farklı mahalle sınırları içerisinde bulunduğunu ve satış tarihinin dava tarihinden 11 yıl önce olduğunun görüldüğünü, bu denli eski tarihli bir satışın esas alınmasının sağlıklı bir değer tespiti yapılması ve dolayısıyla taşınmazın gerçek karşılığının elde edilmesi önünde engel teşkil edeceğini, irtifak nedeniyle değer düşüklüğünün bu alanda mülkiyet kamulaştırması yapılsaydı tespit olunacak bedelin arazilerde %35'ini, arsalarda ise %50'sini geçemeyeceğini, dava konusu taşınmazın üçte ikisinde irtifak alanı tesis edilmişken irtifak nedeniyle taşınmazda meydana gelen düşüklüğü oranının hakkaniyetsiz belirlenmesi neticesinde kamulaştırma bedelinin fazla hesaplanmasına itiraz ettiklerini, davacı lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek ve her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, 16.12.2022 yılı itibarıyla belirlenen 1.624,06 TL/m² birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğu, ancak dava konusu taşınmazın 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 45/1 maddesi uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazlar Hazine adına, diğer kamu idarelerine ait taşınmazlar ise tüzel kişilikleri adına tapu sicilinde tescil olunur hükmü gereği, Hazine adına tescil hükmü kurulması gerekirken davalı Bakanlık adına tescil hükmü kurulması doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı idare vekilinin tescile yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki ................... ilçesi, .............Mahallesi 24 31... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8202, K. 2026/964, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8202-e-2026-964-k-44240c148c28