Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/809 E. 2025/11879 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/809
- Karar No
- 2025/11879
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/948 Esas, 2024/362 Karar KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ile davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Zonguldak ili, .... ilçesi, .... köyü 132 ada 4 ve 5 parsel, 135 ada 1 parsel ve 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini ve yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.01.2013 tarihli ve 2011/390 Esas, 2013/6 Karar sayılı kararı ile asıl davanın ve birleştirilen davanın kabulüne (bozma sonrası tefrik edildi.) karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10.01.2013 tarihli ve 2011/390 Esas, 2013/6 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı ... ve müdahil/ birleştirilen dosya davacıları ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bilirkişi incelemeleri yaptırıldığı, alınan raporların kanun hükümlerine uygun olduğu, arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak birleştirilen dava hakkında hüküm fıkrasında olumlu olumsuz karar verilmemesi, dava konusu taşınmaza fındıklık olarak değer biçildiğinden üzerindeki fındık ağaçlarına ayrıca değer biçilmek suretiyle fazla bedel tespiti, dava konusu taşınmazın niteliği, bilirkişi raporundaki özelliklerine göre objektif değer artışı oranı % 100'den fazla olamayacağı hâlde, daha yüksek oran belirlenerek fazlaya hükmedilmesi, tespit edilen bedelin dava konusu taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı olduğundan ve zilyetliğin tespitine ilişkin olarak verilen karar da henüz kesinleşmediğinden, 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere bankaya üçer ay vadeli hesaba yatırılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmeden davalılara ödenmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarihli ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 27.01.2012 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 07.10.2021 tarihli ve 2016/182 Esas, 2021/404 sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın (bozma sonrası tefrik edildi) reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 07.10.2021 tarihli ve 2016/182 Esas, 2021/404 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve birleştirilen davada davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre; bozma ilâmına uyularak yapılan inceleme sonucunda arazi vasfındaki Zonguldak ili, .... ilçesi, ..... köyü 132 ada 5 parsel, 132 ada 4 parsel, 135 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak dava konusu taşınmaza ilişkin 21.04.2011 tarihli ve 2011/203 sayılı kamu yararı kararı alındığı, kamulaştırmaya konu taşınmazın evveliyatının tapusuz olduğu, taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 11.12.2013 tarihinde yapıldığı, tespitin 18.02.2014-19.03.2014 tarihleri arasında 30 günlük askı ilan süresi sonunda 20.03.2014 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmış olup kamulaştırma kararı sonrası muris ....'dan miras yolu ile intikal ettiği gerekçesi ile ..., ... ve ... tarafından ... ve....aleyhine Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/513 Esası ile 26.12.2011 tarihinde açılan zilyetliğe dayalı tescil davasının görülmekte olan iş bu kamulaştırma bedelinin tespit ve tesciline ilişkin dava ile birleştirildiği, kadastro tespiti öncesi dava konusu taşınmaza ilişkin tescil davası açıldığı, kadastro tutanaklarının 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesi gereğince malikhaneleri açık kabul edilerek tescil davasının görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine devredilmek suretiyle resen malik belirlenmesi gerektiği hâlde, 30 günlük askı süresinin sonunda (20.03.2014 tarihinde) tespitin sehven kesinleştirildiği anlaşıldığından, kadastro tespitinden önce mülkiyeti tartışmalı ve ihtilaflı olan taşınmazın tescili istemi ile açılan davanın tefrik edilerek Kadastro Mahkemesine gönderilmesi, kamulaştırma bedelinin tespit ve tesciline ilişkin davada ise Dairemizin 13.05.2015 tarihli bozma ilâmının 2 ve 3 bentleri doğrultusunda kamulaştırma bedeli belirlenerek dava konusu taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı olduğundan 2942 sayılı Kanun'un 18/3 üncü maddesi uyarınca ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere bankaya üçer ay vadeli hesaba yatırılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi kararın bozulmasını gerektirmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu, faiz ve vekâlet ücretine ilişkin hükümlerin hatalı tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmanın gereğinin yerine getirilmediğini, hüküm fıkrasında açık bir şekilde davalılara ödenmesi gereken bedelin belirtilmediğini, bu hususun infazda tereddüt oluşturduğunu, bedelin düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Mahkemece her ne kadar bozma ilâmına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; son bozma ilâmı; Dairemizin 13.05.2015 tarihli bozma ilâmının 2 ve 3 bentleri doğrultusunda kamulaştırma bedeli belirlenmesi ve dava konusu taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı olduğundan 2942 sayılı Kanun'un 18/3 üncü maddesi uyarınca ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere bankaya üçer ay vadeli hesaba bedelin yatırılmasına karar verilmesi gerekçeleriyle verilmiş olup Mahkemece ilk kararda esas alınan 28.05.2012 havale tarihli bilirkişi raporundaki birim metrekare üzerinden hesaplama yapılması ve taşınmazın niteliği, bilirkişi raporundaki özelliklerine göre objektif değer artışı oranı % 100'den fazla olamayacağı göz önüne alınarak sonuç birim metrekare bedeli üzerinden taşınmaz bedelinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi kararın bozulmasını gerektirmiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması doğru görülmemiştir.
5. Mahkemece bozma öncesi verilen kararları temyiz eden ve etmeyen davalıların payları belirlenip davacı idare yararına usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek kamulaştırma bedeline hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davalı ... 'dan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.