Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8063 E. 2026/2001 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8063
Karar No
2026/2001
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/208 Esas, 2025/23 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ... ile yetki belgesine istinaden davalılar vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 18... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; keşif yapılmasını ve kalan kısmın da bedeline hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2020/804 Esas, 2021/997 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli ve 2022/1474 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 1.553.19 m²lik bölümünün geometrik durumu, yüzölçümü, kamulaştırma amacı nazara alındığında kullanılamaz hale geldiği anlaşıldığından bu kısmın tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken değer azalışı olduğu kabul edilerek aza hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalılar vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin fahiş olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısmın kullanıma elverişli olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz oranı ile başlama tarihine itiraz ettiklerini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, gerçek karşılığın ödenmesi ve enflosyanit durum dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması ve dava tarihi ile karar tarihi arasındaki munzam zararın hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının tapudan yol olarak terkini istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. İlk karar bozma ile ortadan kalktığından, ilk karar ile hüküm altına alınmış ve ödenmesine karar verilmiş olan bedele faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.

5. Dava konusu taşınmazın bedeline hükmedilen 1.553,19 m²lik kısmının davacı idare adına tescili yerine yazılı şekilde terkinine karar verilmesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (1) numaralı bendinde yeralan “ kısmı ile "B" harfi ile gösterilen 1.553,19 m² kısmı olmak üzere toplam 12.631,44 m²lik kısmının (parselin tamamı)” ibaresinin çıkarılması, yerine “kısmın” kelimesinin yazılması, devamla aynı bendin sonuna “(B) harfi ile gösterilen 1.553,19 m² kısmın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline” ibaresinin, devamla (3) numaralı bendinin sonuna, “ ilk karar ile hüküm altına alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiş olan 630.879,27 TL, davalılara ödenmemiş ise mükerrer ödemeye mahal verilmeden davalılara payları oranında, tapu kaydında yeralan tüm takyidatlar bedele yansıtılarak ödenmesine, işbu bedele 12.04.2021 tarihinden ilk karar tarihi olan 16.11.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, işleyecek yasal faizin davacıdan alınarak davalılara hisseleri oranında verilmesine,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8063, K. 2026/2001, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8063-e-2026-2001-k-96b05cfb6753