Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7975 E. 2026/839 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7975
Karar No
2026/839
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/510 Esas, 2025/91 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;.......... ili, ..........ilçesi, ........... Mahallesi 56 11... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmaz üzerindeki yapının 12 yıllık bir bina olduğunu, ayrıca davalıya ait depolar bulunduğunu belirterek taşınmazın konumu nazara alınarak değer tespiti yapılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/206 Esas, 2021/666 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2022/392 Esas, 2022/962 Karar sayılı kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi doğru olmadığı gibi üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, aynı kamulaştırma kapsamında Dairemize intikal eden, dava konusu taşınmaza 120 metre mesafede bulunan 19... parsel sayılı taşınmaz için 12.02.2021 değerlendirme tarihi itibarıyla 2.250 TL/m² değer biçildiği, yine 80 metre mesafede bulunan 56 10... parsel sayılı taşınmaza 06.04.2020 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.807,66 TL/m² değer biçildiği ve bu kararların Dairemiz denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için 24.03.2021 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.916,48 TL/m² değer biçilmesi suretiyle yakın konumda bulunan parsellere ilişkin bedellerden ayrılma nedenleri konusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk karar ile hükmedilen bedele ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın metrekare birim değerinin düşük belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının eksik ve hatalı olduğunu, yapı bedelinin eksik hesaplandığını, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedelin düşük olduğunu, denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek kararın bozulması gerektiğini, davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. İlk karar ile hükmedilen ve davalıya derhal ödenmesine karar verilen 2.105.495,00 TL bedele ilk karar tarihine kadar, tespit edilen fark bedele ise son karar tarihine kadar faiz işletilmemesi doğru görülmemiştir.

5. Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği hâlde, davalı lehine vekâlet ücretine karar verilmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (3) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine “Davacı idare tarafından 24.04.2019 tarihli karar ile fazladan depo edilen 9.706,85 TL’nin davalılar tarafından çekilmemiş ise nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine, davalılar tarafından çekilmiş ise varsa nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine” ibaresinin yazılması,

b) Ayrı bendi olarak “Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalıya ödenmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/7975, K. 2026/839, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-7975-e-2026-839-k-4dc3e3b71dbb