Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7393 E. 2025/17163 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7393
- Karar No
- 2025/17163
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2156 Esas, 2025/607 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1100 Esas, 2023/358 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kıymet Takdir Komisyonunca belirlenen ve davalıya teklif edilen kamulaştırma bedeli yeterli olup, bedelin artırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını, Mahkeme tarafından tespit edilen kamulaştırma bedelinin fahiş olduğunu, emsal olarak kabul edilen taşınmazların dava konusu taşınmaza kıyasen uygulanma imkanının farklı özelliklerde olmaları nedeniyle söz konusu olmaması gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde tesis edilen Enerji Nakil Hattının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne uygun olarak tesis edildiğini, taşınmazın olduğu gibi kullanılmasını engellemeyecek konumda ve yükseklikte olduğunu, bu sebeple taşınmazda değer düşüklüğüne yol açmayacağını, taşınmazın metrekare birim fiyatının da fahiş olarak hesaplandığını belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, arazi vasfıyla değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu mevki III A sınıfı yapılar bulunan, elektrik, su, telefon gibi her türlü hizmeti alan bir yer olduğunu, halihazırda 2022/1259 Esas sayılı dosyaya konu parselde iki katlı villa tipi lüks konut bulunduğunu, villa parselin çevresinin arsa vasfıyla değerlendirilmemesinin doğru olmadığını, arsa vasfındaki bu yerin 2023 yılında açılan dosyalarda alınan bilirkişi raporlarında işlendiği üzere en az 850TL/m² değerinde olduğunu, taşınmazı bugün ve ileriye dönük çok ciddi etkileyecek enerji nakil hatları nedeniyle parselin kullanılamaz hale geldiğini, bu durumda %50 ve üzeri değer kaybı kabul edilmesi gerektiğini, raporda arsa vasfıyla hesaplama yerine arazi kabulüyle gerçek değerinin altında kalındığını, kabul etmemekle birlikte bir an için tarla vasfı sayılsa kapitalizasyon faizinin yüksek, verimin, ürün fiyatlarının düşük, objektif değer artışının eksik alındığını, aynı yerde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin fındık veri ve verimlerinin ortalamanın üstünde alınması, 200 metre altı rakım dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, objektif değer artışının %200'e kadar alınması gerektiğine ilişkin kaldırma kararları bulunduğunu, ayrıca enerji nakil hatı nedeniyle taşınmazın hiçbir zaman yapılaşamayacağını, böylesine zarar veren bir yüksek gerilim hattı karşısında takdir edilen değer kaybı oranının hatalı yöntemle ve düşük olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, her ne kadar davalı vekili pilon yeri nedeniyle değer düşüklüğü oranına itiraz etmiş ise de, taşınmazın toplam yüzölçümü, pilon yeri alanı ve konumuna göre mahkemenin kararında isabetsizlik bulunmadığı, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, bu suretle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu ile kalanın bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmekle birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacağına uygulanan faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince faize ilişkin itirazı istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.