Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6867 E. 2026/2602 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6867
Karar No
2026/2602
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1657 Esas, 2025/192 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/226 Esas, 2024/188 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir: Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 8 87... parsel sayılı taşınmazın tamamının maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın önceki imar planlarına göre ve mer'i 17.10.2017 tasdik tarihli imar planına göre park alanında kaldığını, ayrıca, taşınmazın bir kısmına kaldırım, başka bir kısmına da yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını, bu haliyle müvekkilinin maliki olduğu dava konusu taşınmaza hem hukuki, hem de fiili el atma söz konusu olduğunu,belirterek belirlenecek tazminat ve ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, uzlaşmanın dava şartı olduğunu, ancak uzlaşma başvurusu yapılmadığını, taşınmazın sit alanında kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan incelemede dava konusu 8 87... parsel sayılı taşınmaz ile 2 49... binmeli olduğu, dava konusu yerde mükerrer kadastro bulunduğunu, kadastro planları ile fiili zeminin uyumsuz olduğunu, sınırlandırma hatalarının olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede mülkiyet sorunları bulunduğunu, taşınmazın tapu kayıtlarında da herhangi bir mükerrerlik şerhinin bulunmadığını, kadastro haritasındaki kayıklıklar fiili durumu yansıtmadığı için, imar planındaki yol ve park olarak görülen taşınmazın gerçekte plandaki konumunu da yansıtmayacağı için hukuki el atma tespitinin de doğru olmayacağını bu durumda tapu kaydındaki mükerrerlik giderilmeden kamulaştırmasız el atma veya ecrimisil istemi hakkında değerlendirme yapılamayacağından mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu 8 87... parsel sayılı taşınmazın mükerrer kadastroya tabi tutulduğu, mükerrer kadastro halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/1 maddesi gereğince, yapılan ikinci kadastronun tüm sonuçlarıyla hükümsüz sayıldığı gerekçesi ile ret kararı verilmesi doğru değilse de ret kararının sonuç itibarıyla doğru olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın mükerrer kadastroya tabi tutulduğunun anlaşıldığı, UYAP sorgulama sistemi üzerinden alınan güncel tapu kayıt örneğine göre 03.12.2024 tarihinde dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine mükerrerlik şerhi konduğu, taşınmazın bulunduğu bölgede mülkiyet sorunları bulunduğu, bu durumda tapu kaydındaki mükerrerlik giderilmeden kamulaştırmasız el atma veya ecrimisil istemi hakkında değerlendirme yapılamayacağından davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Aleyhine temyiz olunan davalı yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6867, K. 2026/2602, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6867-e-2026-2602-k-f2ad789e87c3