Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/649 E. 2025/11860 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/649
Karar No
2025/11860
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1524 Esas, 2024/2235 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/227 Esas, 2023/54 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, .... ilçesi,.... Mahallesi 858 ada 78 sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescili ve yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedel ile bu dosyada hazırlanan bilirkişi raporunda aynı emsal alındığı halde raporlar arasında yüksek fark bulunduğunu, acele kamulaştırma dosyasında ödenen bedelin dava tarihi itibariyle güncel değerinin tespit edilmesi ve bu dosyada belirlenen kamulaştırma bedelinden güncel haliyle düşülmesi gerektiğini, seçilen emsalin uygun emsal olmadığını, tek emsal kullanılmasının hatalı olduğunu, idarece emsal olarak kullanılan .... Mahallesi 1303 ada 41 parselin emsal alınmasının uygun olacağını, taşınmazın halihazırdaki durumu dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişilerce tespit edilen kamulaştırma bedelinin bilimsel esaslara, yasal düzenlemelere ve konuyla ilgili Yargıtay içtihatlarına aykırı bulunduğu, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı belirtilerek kararının kaldırılması talep edilmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, dava konusu taşınmaz ile aynı mahalde yer alan Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/576 Esas, sayılı dosyası ile kamulaştırılan 418 ada 22 parsel sayılı taşınmazın m²'sine verilen değer dava tarihine endekslendiğinde 6.873,35 TL/m² bedele ulaşıldığını, Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/310 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırılan aynı yer 1234 ada 5 parsel sayılı taşınmazın m²'sine verilen değer dava tarihine endekslendiğinde 5.979,38 TL/m² bedele ulaşıldığını, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2021/1226 Esas, 2022/431 Karar sayılı şeklindeki kararı gereği sunulan kesin delillerin değerlendirilmesi ve bedel tespit edilmesi gerektiğini,Yapı Yaklaşık Birim Maliyet cetvelinin cetveli güncellenmeli ve dava tarihine endekslenmiş hali ile bedel takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, ek dilekçesiyle faiz hususunda Anayasa Mahkemesinin 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince 2 nolu .... Mahallesinde bulunan 487 ada 98 parsel sayılı taşınmazın 18.02.2014 tarihli satışının üstün ve eksik yanları gösterilerek esas alınmasında, taşınmazın üzerindeki yapıya ise resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde, 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin aynı kanunun 15 inci maddesi uyarınca dava tarihindeki verilere göre yapılması gerektiğinden, davalı vekilinin yapı yaklaşık birim maliyet cetvelindeki verilerin dava tarihine endekslenerek güncellenmesi gerektiği yönündeki istinaf itirazlarının da yerinde görülmediği; ancak davalı vekilinin ek dilekçesi ile faiz konusunda Anayasa Mahkemesinin 2022/83 Esas, 2023/69 Karar saylı kararı gözetilerek karar verilmesini talep ettiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/(9)-602 Esas, 2004/595 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2004/484 Esas, 2005/1452 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasanın kamulaştırma işlemlerini düzenleyen 46 ncı maddesinde belirtildiği şekilde, kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz uygulaması gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilip kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan " dava tarihi olan 05/11/2021 tarihinden yerel mahkemenin karar tarihi olan 07/02/2023 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz işletilmesi " cümlesinin çıkarılması, yerine " dava tarihinden 4 ay sonrası olan 06.03.2022 tarihinden karar tarihi olan 07.02.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi ile " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/649, K. 2025/11860, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-649-e-2025-11860-k-c0fc425bf090