Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5901 E. 2025/17464 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5901
Karar No
2025/17464
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/587 Esas, 2023/2219 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/277 Esas, 2021/269 Karar

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2 71... parsel sayılı taşınmazı bedelini ödeyerek, resmi tapu kayıtlarına güvenerek, 20.01.2010 tarihinde satın aldığını, parselin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesi gereği yapılan uygulama kadastrosu sonucunda yüz ölçümünün tapuya eksik tescil edildiğini, taşınmazda meydana gelen azalmanın tapu sicillerinin yanlış oluşturulmasından meydana geldiğini belirterek davacının uğradığı zararın karşılığı olarak belirlenecek tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zararın doğduğu tarihteki değer ile keşif tarihindeki değer arasında 1.439.583,00 TL fark bulunduğunu, kendilerince mahkemenin keşif tarihindeki değeri kabul etmesi için davayı ıslah ettiklerini, Devletin tasarrufu ile mülkiyetin elden gitmesinin değer kaybı olduğunu, bütün taşınmaz davalarında keşif tarihi itibarıyla taşınmazın değerinin takdir edildiğini; ancak mahkemece ıslah taleplerinin kabul edilmediğini ve taşınmaz değerlerinin olağanüstü artması nedeniyle mağdur edildiklerini ayrıca gerekçenin hukuki olmaktan öte kişisel yorum katılarak yazılmış olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Devletin sorumluluğunun doğabilmesinin ön koşulunun zarar doğması gerekliliği olduğunu; ancak İlk Derece Mahkemesince bir zarar doğup doğmadığı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmadığını kadastro haritasında yanlışlık bulunmadığı durumlarda tapu kaydındaki yüzölçümü bilgisinin Hazinenin kusursuz sorumluğu kapsamında garanti edilen bilgilerden olmadığını, davacının 20.10.2010 tarihinde dava dışı ...'ten satın aldığı ve kullandığı taşınmazın alanını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ilk kadastro çalışmasından itibaren taşınmaz alanının 786,53 m² olduğunun belli olduğunu, olayda satıcı ...'ün sebepsiz zenginleştiğini, zarara da onun sebep olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazın davacı tarafından 20.01.2010 tarihinde üzerinde herhangi bir şerh yokken satın alındığı, 2014 yılında 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrasında taşınmazların yüzölçümünde toplam 9.661,63 m² azalma olduğu, davacının açtığı kadastro tespitine itiraz davasında Mersin Kadastro Mahkemesinin 2014/468 Esas, 2017/199 Karar sayılı kararı ile davasının reddedildiği ve 25.05.2017 tarihinde kesinelştiği, eldeki davanın 22.08.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

3. Arsa niteliğindeki taşınmaza dava tarihi itibarıyla emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın eksilen yüzölçüm bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5901, K. 2025/17464, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5901-e-2025-17464-k-13c0d5042e33