Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5552 E. 2025/6312 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5552
Karar No
2025/6312
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1927 Esas, 2025/224 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/282 Esas, 2023/65 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından kamulaştırılan Bursa ili, ..., Alaşar köyü 817 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma amacının ortadan kalktığını, bu nedenle söz konusu taşınmazın geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu taşınmazın 56.256,25 m²lik kısmının şehirler arası otobüs terminali yapılmak üzere Bursa Büyükşehir Belediyesi Encümeni tarafından 25.05.1995 tarihli ve 1458 sayılı kamulaştırma kararı ile kamulaştırıldığını, dava konusu taşınmaz ile ... köyü, 7 pafta 1984 parselin tevhit edilmesi sonucu 2108 parsel sayılı taşınmazın oluştuğunu, bu parsellerin birbirinden ayrılarak 2189, 2110, 2111, 2112 parsel sayılı taşınmazları oluşturduğunu, Bursa Büyükşehir Belediyesi Encümeni tarafından 10.07.2007 tarihli ve 07 sayılı İhale kararı ile .... Tic. A.Ş.'ye devredildiğini, ... Tic. A.Ş'nin 2010 yılında ... AVM'yi inşaa ettiğini, dava konusu taşınmazın 1995 yılında yapılan kamulaştırma sonrası davacılar tarafından yapılan kamulaştırmaya itirazın en geç 2001 yılına kadar yapılması gerektiğini, bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeni ile reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esasdan reddini ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin sona erdiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkının gereği olarak iş bu davanın açıldığını ve kamulaştırmayı yapan idarenin kanun gereği taşınmazı dava dışı üçüncü kişiye satmadan önce eski malikin mirasçılarına tebligat yapılması gerekirken bu yükümlülüğü yerine getirmeden satış yaptığını, davacılar açısından sürenin Bursa 3. İdare Mahkemesinin kararının kesinleştiği 08.07.2021 tarihinde başladığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1995 yılında kamulaştırma nedeniyle Bursa Belediyesi adına tescil edildiği, 2007 yılında ise kamulaştırma amacının sona erdiği gerekçesiyle ticaret alanına çevrilerek, taşınmazın ihaleye çıkarılması suretiyle, dava dışı üçüncü kişi ... Tic. A.Ş'ye satıldığı, 2942 sayılı Kanun'un “Vazgeçme, İade ve Devir” kenar başlığını taşıyan ve 13.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile değiştirilen 22 nci maddesinde “Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra, taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi halinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz. Bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23 üncü maddeye göre geri alma hakları da düşer. Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması halinde uygulanmaz” hükmünün yer almakta olup, iş bu davanın, 6552 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih olan 13.09.2014 gününden sonra açıldığı; 13.09.2014 tarihi öncesi açılması halinde 5 yıllık sürenin uygulanmayacağı da açık olmakla birlikte; yukarıda açıklandığı üzere 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesine 13.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile eklenen ve 2942 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesi ile devam eden davalarda da uygulanması benimsenen üçüncü fıkra ile kamulaştırılan taşınmazlara, bu işlemin kesinleşmesinden itibaren kamu hizmetine tahsisi lüzumu kalmaması halinde mal sahiplerinin kanundan kaynaklanan yetkilerini kullanabilmeleri için 5 yıllık süre öngörülmüş olup, somut olayda kamulaştırmanın kesinleştiği tarihten (1995 yılı) davanın açıldığı tarihe (2022) kadar, 2001 yılında bu sürenin dolması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesinde hukuken hata bulunmadığı gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının kullandırılmaması sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. İlk Derece Mahkemesince davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürelerin sona ermesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde; dava konusu taşınmazın kamulaştırmasının kesinleştiği tarihten (1995 yılı) davanın açıldığı tarihe (2022) kadar 5 yıllık sürenin 2001 yılında dolması nedeniyle bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5552, K. 2025/6312, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5552-e-2025-6312-k-b89c2edb1949