Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5313 E. 2026/845 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5313
- Karar No
- 2026/845
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2565 Esas, 2024/2396 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/16 Esas, 2023/293 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhtesat kamulaştırma bedelinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesi 42 18... parsel sayılı davalıya ait taşınmaz üzerindeki bina, bina eklentileri ve ağaçların kamulaştırma bedelinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece düşük bedel tespit edildiğini, gerçek bedelin belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve muhtesat bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihindeki yapı maliyet cetvelinin dikkate alınması gerektiğini, yıpranma payının daha yüksek olduğunu, yapının alanının hatalı hesaplandığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; enflasyon nedeniyle piyasa şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini, yapının ısı yalıtımının olmasının taşınmazın değerini artıran bir unsur olduğunu, kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2022/3 yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetveline göre hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin dava tarihindeki Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Cetveline göre hesaplama yapılması gerektiği yönünde itirazının bulunduğu, aynı yıl içerisinde birden fazla yapı maliyet cetveli yayımladığında hangi tarihte yayımlanan maliyet cetvelinin dikkate alınması gerektiği konusuna gelince, kamulaştırma davalarında amaç hak sahibinin taşınmazın gerçek karşılığını alması olup, eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açılması sebebi ile faizin dava tarihini izleyen 4. ayın bitimi tarihinden itibaren uygulanmaya başlaması ve faizin türünün yasal faiz olması, yasal faizin enflasyonun altında kalması sebebiyle mahkeme karar tarihinde ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin mal sahibinin zararını karşılamayacağından eldeki davada en son yayımlanan yapı maliyet cetvelinin hesaplamada dikkate alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp uygun yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinin yerinde olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesininde doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri aynen tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasında muhtesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıya 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.