Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5138 E. 2025/16987 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5138
Karar No
2025/16987
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/212 Esas, 2025/51 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/655 Esas, 2024/456 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 2 03... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, taşınmazın bulundğu bölgede birçok soğuk hava deposu alışveriş merkezi meyve sebzke halinin köylere yakın olduğunu, taşınmazın ..-..yoluna cepheli olduğunu, objektif unsurun yüksek oranda belirlenmesi gerektiğini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen kamulaştırma bedelinin idare kıymet takdir komisyonunca belirlenen bedelden yüksek olması nedeniyle istinaf yoluna başvurduklarını, dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunu, idare tarafından yapılan kıymet takdirinin daha objektif ve doğru verilere dayandığını, ayrıca dava kabul edilmesine rağmen taraflarına vekâlet ücreti verilmediğini, vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yanlış olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, ancak yerel mahkemece dosyanın ek rapora gönderilmediğini, bu sebeple taşınmazın gerçek bedelinin doğru bir şekilde belirlenemediğini, taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, taşınmazın değerini arttıran olumlu yanların dikkate alınmadığını, taraflarınca örnek emsal bedellerinin dosyaya sunulduğunu, Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, bilirkişilerin objektif değer artışını %10 olarak aldığını, ancak daha yüksek olması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararında yasal faiz uygulandığını, ancak kamulaştırma davalarında mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu kullanılarak bilimsel yolla, dosyaya getirilen resmî veriler esas alınarak net gelirin tespit edilmesinde, taşınmazın niteliğine uygun oranda (%4) kapitalizasyon faizi uygulanarak taşınmazın metrekaresinin çıplak 204.10 TL/m² olarak belirlenmesinde ve ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak %25 objektif değer artışı uygulanmasında ve sonuç metrekare birim fiyatının ve bu şekilde kamulaştırma bedelinin tespitinde ve kalan kısım için %30 değer düşüklüğü uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı vekilinin haklarında vekâlet ücreti verilmesi yönündeki istinaf talebinin yerinde olmadığı, dava tarihi 16.06.2023 olup Anayasa Mahkemesi iptal kararı öncesinde açılan davada yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre Mahkemece dava tarihinden 4 ay sonrası olan 17.10.2023 tarihinden İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 01.11.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2 Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.

4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5138, K. 2025/16987, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5138-e-2025-16987-k-9c499c56780d