Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/512 E. 2025/11571 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/512
- Karar No
- 2025/11571
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2721 Esas, 2021/1204 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/350 Esas, 2017/323 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 18.12.2024 tarihli ek karar ile davacı idare vekiline, davalı ...'ın yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle yurt dışı ilanen tebligat giderinin yatırılarak makbuzun dosyaya gönderilmesi istenilmiş; belirtilen kesin süre içerisinde davacı idare vekili tarafından yurt dışı ilanen tebliğ giderinin ödendiğine ilişkin makbuz dosyaya ibraz edilmediğinden davacı idare vekilinin temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... dışındaki davalılar yönünden davacı idare vekili tarafından temyiz edildiği kabul edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... köyü .... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalıların cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar tarihinden önce davalılardan bir kısmı yönünden kamulaştırma bedelinin ödenmesine ilişkin ara karar verildiğini, faiz bitiş tarihlerinin ödeme tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, davalılar için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tescil hükmü kesin olarak verilmesi gerekirken bu yönde bir belirtmenin yapılmadığını, dava konusu 249 ada 148 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu Gemlik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre zeytinin verimi 300 kilogram olduğu hâlde, verimi 500 kilogram olarak alınmak suretiyle yüksek bedel belirlenmesine yol açıldığını, dava konusu 249 ada 147 parsel sayılı taşınmazda münavebe ürün deseninin getirisi yüksek ürünlerden oluşturulmak suretiyle bedelin fazla belirlendiğini, taşınmazların sulama kaynağı ve yeterliliği araştırılmadan sulu arazi olarak kabul edildiğini, dava konusu taşınmazlar için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %6 olarak kabul edilmesi gerektiğini, üretim masrafının brüt gelirin %40’ından az olamayacağı kuralının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile biri arazi, diğeri kapama zeytinlik niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan ürünlerin verilerinin dosyada mevcut resmî verilerle uyumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde bulunduğu, belirlenen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak davalılardan ..., ..., ... için 19.04.2017 tarihinde, ..., ..., ..., .... için ise 16.05.2017 tarihinde (karar tarihinden önce) kamulaştırma bedelinin ödenmesi için yazı yazıldığından bu davalıların paylarına düşen kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten dört aydan sonraki ilk gün olan 14.11.2015 tarihinden bahsi geçen ödeme tarihinine kadar faiz uygulanması gerekirken, karar tarihine kadar faiz uygulanmasına karar verilmesi, dava konusu taşınmaz tek olduğundan kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi, 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca açılan davalarda, tescil ve terkine ilişkin hükümler kesin olduğu belirtildiği halde kararda tescil hükmünün kesin olduğunun açıklanmaması gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki .... ili, ..., ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ile kapama zeytin bahçesi niteliğindeki 249 ada 148 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda 2015 yılı Gemlik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin uygulanması, dava konusu taşınmazın belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranları uygun görülmüştür. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.