Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12263 E. 2025/11508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12263
- Karar No
- 2025/11508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2554 Esas, 2024/2435 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/358 Esas, 2023/537 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesince asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... Mahallesi .... ada .... parsel sayılı taşınmaza yol olarak fiilen el atıldığını ve evvelce açılan kamulaştırma bedel tespit ve tescil davasının bedel süresinde bloke edilmediğinden reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalı tarafından fiilen el atılmasına rağmen bedel ödenmediğinden fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla taşınmaz bedeli olarak 10.000,00 TL, ecrimisil bedeli olarak 1.000,00 TL ‘nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... Mahallesi .... ada ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak te.rkinini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı idare tarafından Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/193 Esas sayılı dosyasında kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini istemli dava açıldığını, ancak bilirkişi raporu ile belirlenen kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, red kararının 28.06.2022 tarihinde kesinleştiğini, bu sebeplerden dolayı Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/358 Esas sayılı dava dosyası ile davacı idare aleyhine el atmanın önlenmesi (El atmanın Önlenmesi ve Tazminat ve Ecrimisil) davası açtıklarını, dosyanın taraflarının aynı olması, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle birleştirilmelerini talep ettiklerini beyan ederek açılan davanın reddine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını, emsallerin uygun olmadığını, değer artışının dikkate alınmadığını, fazla bedel tespit edildiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma işlemleri sonuçlanmadan fiilen el atıldığından davacı davasında haklı bulunmakla birlikte kamulaştırma bedel tespit tescil davasının kabulüne karar verildiğinden asıl davanın kamulaştırmasız el atma bedeli yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu, ecrimisil yönünden ayrıca hüküm kurulmamış ise de bu hususta tarafların istinaf itirazı bulunmadığından değerlendirme yapılmadığını, birleştirilen dava yönünden yapılan incelemede ise arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak asıl dava yönünden davalı-birleşen dosya davacısı idare harçtan muaf olduğu hâlde, yargılama giderleri içerisine harç eklenmek suretiyle harçla yükümlü tutulması doğru bulunmadığından, asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.