Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4956 E. 2025/6308 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4956
Karar No
2025/6308
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2203 Esas, 2025/170 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/236 Esas, 2023/174 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karan davalılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 5842 parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma Kanununun 17.maddesi gereğince davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, ileri sürelen tüm davacı taleplerinin zaman aşımına uğradığı için davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, aksi takdirde taşınmazın bugünkü reel piyasa değerinin mahkemenizce tespiti ile tespit edilecek kıymet takdiri bedelinin kamulaştırma bedeli olarak ve kamulaştırma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillere ödenmesine, tüm yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile dava konusu taşınmazın Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/1272 esas sayılı dosyası ile kamulaştırma karan verildiği ve kamulaştırma bedelinin bloke edildiği, davalının bloke edilen paranın ödenmediği savunmasının işbu davada ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, bu savunmanın ayrı bir dava konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bedelim ödenmediğini, davacı lehine sebepsiz zenginleşme gayesi güden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aradan geçez zaman içinde emlak piyasa değerlerinin oldukça yükseldiğini, davanın kabulü halinde ise taşınmazın bedelinin tahsiline karar verilmemesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukanda tarih ve sayısı belirtilen karan ile; 2942 sayılı yasanın mülga 17. maddeye dayanılarak tescil karan verilebilmesi için taşınmaz sahibine usulüne uygun olarak noter aracılığı ile tebligat yapılması, idari yargıya başvurulmuş ise kesin olarak sonuçlanması, bedel arttıran davası açılmamış olması veya açılmış ise davanın kesin olarak sonuçlanması, takdir edilen ve arttınlan bedelin tamamının (çekişmeli ve çekişmesiz) milli bankalardan birine mal sahibi adına bloke edilmiş olması gerekmekte olup davacı idare tarafından yasal yükümlülüklerin yerine getirildiği anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanunu’nun mülga 17 nci maddesi uyarınca tescili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 2942 sayılı Kanun'un 17 ncı maddesinin koşulları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmüştür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinici fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4956, K. 2025/6308, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4956-e-2025-6308-k-5eba1ae6a58f