Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/455 E. 2025/11608 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/455
- Karar No
- 2025/11608
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2169 Esas, 2024/2329 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Derik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/267 Esas, 2017/116 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel(ifrazen 291 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; daha önceki yıllarda aynı taşınmaza ilişkin açılan acele el koyma dosyasında depo kararı yerine getirilmeyerek davadan feragat edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; resmi veriler getirtilip bilirkişi raporu denetlenmeden karar verildiğini, verim yüksek ve masraf düşük alınmak suretiyle belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bozma sonrası istinaf taleplerinin değerlendirilmediğini, aynı yer dosyalarında bozma sebebi yapılan hususların eldeki dosyanın istinaf incelemesi sırasında gözetilmediğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, İlçe Tarım verileri esas alınmalıyken başka ilçe Ticaret Borsası verilerinin alınmasının hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, objektif değer artış oranının daha yüksek belirlenmesi gerektiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın sulu arazi olarak değerlendirilip bu niteliğine uygun olarak buğday, mısır, pamuk münavebesi alınarak, olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilip, Yargıtay İçtihatlarına uygun olmak üzere kapitalizasyon faiz oranı da %5 olarak uygulanarak metrekare birim değerinin tespiti ve bu bedele taşınmazın özellikleri dikkate alınarak %20 objektif değer artışı uygulanmak suretiyle bedel biçilmesinde ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bu hususlara ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacı idarenin davaya konu taşınmaz ile aynı kamulaştırma planında ve aynı köyde yer alan başka bir taşınmazın kamulaştırılması amacıyla açılan davada davaya konu taşınmaz sulu arazi değerlendirilmek suretiyle sonuç metrekare birim değeri 21,12 TL olarak tespit edilen taşınmaz bedeli yönünden tarafların kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/523 Esas, 2024/6741 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, bu nedenle iş bu dava dosyasında sulu taşınmaz için aynı değerlendirme yılı itibarıyla tespit edilen m² birim değeri uygun görülerek tarafların bu yöndeki istinaf itirazlarına itibar edilmediği, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bir kısım davalılar vekili yönünden eksik bırakılan istinaf değerlendirmesinin yapılması gerekçesi ile dosya gönderildiğinden ve bu bağlamda teknik anlamda bir bozma kararı olmadığı için ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla bir yargılama yapılmadığından taraf vekilleri lehine vekâlet ücreti takdirine yasal olarak olanak bulunmadığından vekâlet ücreti takdir edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve, 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir. 5. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan ipotek ve hacizlerin de hükmedilen bedele yansıtılmasına karar verilmesi gerekirken, yalnızca ipoteğin bedele yansıtılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a. Vekâlet ücretine ilişkin (7) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, b. (4) numaralı bendindeki “ipoteğin” kelimesinden sonra gelmek üzere “ve hacizlerin” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.