Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4294 E. 2025/12933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4294
Karar No
2025/12933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2993 Esas, 2024/3446 Karar KARAR: Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 06.02.2024 tarihli ek kararla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 432 06... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu, hukukî yarar yokluğu nedeni ile ret kararı verilmesi gerektiğini, uzlaşma şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza tespit edilen bedelin düşük olduğu ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin Hazineye ve imar planlarını yapan belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığını, uzlaşma şartının yerine getirilmesi gerektiğini, bedelin fazla olduğunu, yeterli emsal incelenmediğini, faizde ıslah tarihinin gözetilmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2012/24531 Esas sayılı kararı ile denetimden geçerek kesinleşen 430 60... parsel sayılı taşınmaza Eylül 2011 tarihi itibarıyla verilen 590,00 TL birim bedeli de değerlendirilmek suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline dair kararda, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/4854 Esas sayılı kararı ve idare temyizi ile denetimden geçerek kesinleşen davaya konu 432 06... parsel sayılı taşınmaza Aralık 2020 tarihi itibarıyla verilen 1.500,00 TL birim bedeli, Ocak 2022 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen ve Dairenin 2023/1518 Esas sayılı kararı ile uygun bulunan 3.400 TL/m² birim bedel, yine aynı bölgede açılan davalar sonucunda dava konusu taşınmaza 438 metre mesafedeki 430 60... parsel yönünden açılan davalarda Haziran 2017 değerlendirme tarihi itibariyle belirlenen 890 TL/m² birim bedelin Dairenin 2020/10 Esas sayılı kararı ile Haziran 2020 değerlendirme tarihi itibariyle belirlenen 1.420 TL/m² birim bedelin Dairenin 2021/822 Esas sayılı kararı ile 431 44... parsel sayılı taşınmaz yönünden Mart 2020 değerlendirme tarihi itibarıyla belirlenen 1.385 TL/m² birim bedelin Dairenin 2021/799 Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında, onanarak kesinleşen ve güçlü delil niteliğinde bulunan bedeller dava tarihine eskale edilip yörenin sosyo-ekonomik gelişmeleri de göz önüne alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebebleri tekrar etmiş, ayrıca tazminat bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebebleri tekrar etmiş, ayrıca vekâlet ücretinin maktu belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı hususu gözetildiğinde, bu itirazın istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda incelenmesi mümkün değildir.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4294, K. 2025/12933, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4294-e-2025-12933-k-58ce4d2ea72b