Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4155 E. 2025/14937 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4155
- Karar No
- 2025/14937
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3037 Esas, 2024/2747 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/122 Esas, 2023/269 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 3 02... parsel ve 8 14... parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın yol ve okul bahçesi yapmak suretiyle fiilen el atıldığı gibi imar planında lise ve ortaöğretim alanı olarak ayrıldığını belirterek proje bütünlüğü ilkesi çerçevesinde taşınmazların bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden ... Bakanlığının sorumlu olduğunu, müvekkili idarenin yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, kamulaştırmasız el atma olgusunun idarenin bir işlemi olan imar uygulamasından kaynaklandığını, bu nedenle davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, taşınmazın fiilen el atılmayan kısımları yönünden kamulaştırmasız el atmanın unsurları gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, müvekkili idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedildiğini, müvekkili idare tarafından taşınmaza herhangi bir fiili müdahalede bulunulmadığını, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürülmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından taşınmaza herhangi bir fiili müdahalede bulunulmadığını, bu nedenle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, kamulaştırmasız el atmanın unsurları gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, imar planında eğitim alanı olarak ayrılan yerlerin kamulaştırma işlemlerinden ... Bakanlığının sorumlu olduğunu, müvekkili idarenin yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayın incelenmesinde kamulaştırma yapılmaksızın 3 02... parsel sayılı taşınmazın (A1) ve (A2) harfleriyle gösterilen kısmında ... Bakanlığına bağlı ... Lisesi eğitim binasının bir kısmı, ... Lisesinin bahçesinin bulunduğu ve bu kısma fiilen ve kalıcı şekilde el atıldığı; 8 14... parsel sayılı taşınmazın (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen kısımlarına asfalt, yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen ve kalıcı şekilde el atıldığının sabit olduğu, fiilen el atılmayan kısmının (D, E, F, G harfleriyle gösterilen) 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ortaöğretim alanında kaldığı, bu kısımların planda "Ortöğretim Alanı" olarak kamu hizmetine tahsis amaçlı ayrılmış olması, mevcut uygulama imar planının kesinleştiği tarih üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen sorumlu idarelerce herhangi bir kamulaştırma ya da acele kamulaştırma işlemi tesis edilmemiş ve hukuki olarak el atılmış olması nedeniyle kullanım kısıtlılığının oluştuğu, bu sebeplerden dolayı taşınmazın bu haliyle hisseli mülkiyeti bulunan davacıya salih yarar sağlamasının teknik olarak mümkün olmadığı yönündeki İlk Derece Mahkemesi değerlendirmesinin yerinde olduğu, bu nedenle fiilen el atılmayan, ancak plandaki ayrılış amacı nedeniyle plan ve proje bütünlüğü kapsamında değerlendirilmesinin yerinde olduğu, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve fiilen el atılan bölüm dışında kalan ancak imar planında bulunan bölümlerin proje bütünlüğü gözetilerek bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, bu nedenlerle davalı idarelerin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, ancak 27421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlendiği, 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edildiği, 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan ve fiilen el atılmamakla birlikte proje bütünlüğü kapsamında bedeline hükmolunan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkânının bulunmadığı, somut olayın incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince nispi harca hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilerek karar verilmesi, diğer yandan davalı ... harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmolunmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, harç hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazların fiilen el atılan bölümü ile proje bütünlüğü ilkesi uyarınca arta kalan bölümlerin bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile Dairemiz denetiminden geçen dosyalar gözetildiğinde, davalı idareler tarafından dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından davalı ... aleyhine nispi harca hükmedilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, istinaf incelemesinde ileri sürülmeyen bir hususun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.