Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/400 E. 2025/11730 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/400
- Karar No
- 2025/11730
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1519 Esas, 2024/1944 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Dargeçit Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/191 Esas, 2023/94 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karara verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin başvurusunun reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 161 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idarece yapılan tespitte dava konusu taşınmaz üzerinde ağaç olmadığını, daha sonra yüksek bedel elde edilmek için ağaçların yapıldığını, münavebeye alınan ürünlerin hatalı olduğunu, objektif değer artışının hatalı uygulandığını, kapitalizasyon faiz oranın hatalı uygulandığını, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde sulu tarım yapıldığı ve ağaçların bulunduğunu, taşınmazın yerleşim yerlerine ve su kaynaklarına yakın olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, objektif değer artış oranının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak gelir metoduna göre belirlenen metrekare birim fiyatına objektif değer artış oranı uygulanmasında ve taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların değerinin eklenmek suretiyle kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak İlk Derece Mahkemesinin 2017/158 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararında hükme esas alınan 29.11.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde bulunan duvar ve tel çitin bedelinin toplam 32.094,81 TL olarak belirlenmek suretiyle mahkemece duvar ve tel çit bedeline de hükmedildiği, Dairelerinin 2018/1474 Esas, 2019/1924 Karar sayılı kaldırma kararında bu duvar ve tel çitin bedeline yönelik kaldırma kararı bulunmadığı, yine Dairelerinin 2021/1126 Esas, 2022/2175 Karar sayılı kaldırma kararında Mahkemece duvar ve tel çit bedeline hükmedilmesi gerektiği belirtildiği hâlde, Mahkemece verilen son kararda duvar ve tel çit bedeline hükmedilmeyerek kamulaştırma bedeli olarak eksik bedel tespiti doğru görülmediğinden bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve ayrıca bilirkişiden ek rapor alınması usul ekonomisine uygun olmadığından, Dairece resen yapılan hesaplama sonunda; bilirkişi raporunda belirlenen duvar ve çit bedeli olan 32.094,81 TL kamulaştırma fark bedelinin peşin olarak hak sahibi adına verilmek üzere, bankaya 3 er aylık vade ile yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun dosyaya ibraz edilmesi için davacı idare vekiline 15 günlük süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı idare tarafından bedelin süresi içerisinde ilgili banka şubesine yatırıldığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın toplam kamulaştırma bedelinin 275.067,77 TL olduğunun tespit edilerek davacı idare vekilinin başvurusunun reddine, davalı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 161 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince verilen ikinci karara karşı davalı istinaf yoluna başvurmamış olup davacı idare lehine taleple bağlılık ve aleyhe hüküm verme yasağı ilkeleri gereği davalı yönünden ikinci kararda tespit edilen kamulaştırma bedelinin kesinleşmiş olduğu anlaşılmış olup Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilmeksizin yeniden esas hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasının;
a) (2) numaralı bendindeki “275.067,77 TL” sayısının hükümden çıkartılması, yerine “242.972,96 TL” sayısının yazılması,
b) (4) numaralı bendininin ( C) alt bendinin hükümden çıkartılması, yerine " davacı idarece fazla depo edilen 32.094,81 TL bedelin varsa işlemiş faizi ile birlikte davacı idareye iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine.
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.