Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3916 E. 2025/15105 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3916
- Karar No
- 2025/15105
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2928 Esas, 2024/5393 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/74 Esas, 2024/127 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonrası İlk Derece Mahkemesince asıl davada, davanın kabulüne, birleştirilen davada, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve asıl davanın davacıları vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, birleştirilen dava yönünden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, asıl davada, davanın kabulüne, birleştirilen davada, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davacı ... yönünden ise aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın, davalı ... vekili yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve birleştirilen dava davacıları vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290 ,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararlan kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Asıl davanın tüm davacıları yönünden hüküm altına alınan bedeller, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla ayrı ayrı olmak üzere kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, asıl davanın davacıları yönünden davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesi ile davalı ... vekilinin birleştirilen davanın davacıları yönünden temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen davaların davacıları vekilleri dava dilekçelerinde özetle; Konya ili, ..., ... Mahallesi 288 49... parsel sayılı taşınmazın imar planında eğitim tesisleri alanında bulunması nedeniyle, belirlenecek tazminat bedelinin tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, davanın kabulüne, birleştirilen davada, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Bakanlığı ve asıl davanın davacıları vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davanın davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle, lehe maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, en yüksek faizin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğini, davada davalı sıfatları bulunmadığı için davanın reddine karar verilmesine karşılık lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, husumetin kendilerine düşmediğini, emsal taşınmazın hatalı seçildiğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imar uygulaması öncesindeki Konya ili, ..., ... Mahallesinde yer alan, davacılar ve murislerine ait muhtelif taşınmazların da bulunduğu S.143 nolu düzenleme sahası olarak adlandırılan bölgede yapılan imar uygulamasının (3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18.madde uygulaması) 25.03.2004 tarihinde tescil edildiği, yapılan bu imar uygulaması neticesinde; uygulama sahasındaki taşınmazlardan ... oranında düzenleme ortaklık payı (düzenleme ortaklık payı), ... oranında Ortak Katılım Payı (...) kesildiği, geriye kalan payların yapı adalarında hisselendirildiği, düzenleme sahasında ... (...) olarak kesilen payların davacılara ait dava konusu paylarla birlikte imar planında Eğitim Tesisleri Alanı olarak ayrılan ... Mahallesi 288 49... parsel nolu taşınmazda hisselendirildiği, böylece imar uygulamasına tabi olan davacılara ait taşınmazların pasif parsel konumuna dönüştüğü, daha sonra davacılara ait dava konusu payların da bulunduğu (288 49... parsel) S.347 nolu düzenleme sahası olarak adlandırılan bölgede yapılan imar uygulamasının 29.11.2018 tarihinde tescil edildiği, yapılan bu imar uygulaması neticesinde; davacılara ait dava konusu payların imar planında eğitim tesisleri alanı olarak ayrılan 288 49... parselde hisselendirildiği, böylece 288 49... parsel nolu taşınmazın pasif parsel konumuna dönüştüğü fen bilirkişisinin raporuyla tespit edildiği, buna karşın davalı ... tarafından usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiğinin kabulü yerinde olup 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde bulunan arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin; 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan ... Mahallesi 289 45... parselin 29.09.2014 tarihli satış değeri esas alınmak, her iki taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu 18 nci madde uygulamasıyla oluşması nedeniyle düzenleme ortaklık payı ilavesi veya eksiltmesi yapılmamak suretiyle hesaplanarak tespit edilmesinde; hukuki el atma söz konusu olmakla vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesinde ve tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediği belirtilerek birleştirilen davada davacılardan ...'ün tapu kayıtlarına ve mirasçılık belgelerine göre taşınmazda paydaş olmadığı ve bu davacı yönünden aktif husumet ehliyetinden davanın reddi yerine tazminata hükmedilmesi hatalı olduğundan, asıl dava yönünden istinaf başvurularının esastan reddine, birleştirilen dava yönünden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, asıl davada, davanın kabulüne, birleştirilen davada, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davacı ... yönünden ise aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve birleştirilen davanın davacıları vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Birleştirilen davanın davacıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi ve davalı ... yönünden aleyhe 1.000,00 TL vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiğini, m² birim fiyatının düşük belirlendiğini ve kamu kurumlarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu önceki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin sorumlu davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince, birleştirilen davada, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğinden, işbu davalı lehine maktu vekâlet ücreti hüküm altına alınmış olup, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesis edildiğinden, anılan davalı yararına karar tarihi itibarıyla maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı ... Vekilinin Asıl Davanın Davacılarına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Birleştirilen Davanın Davacılar Vekilinin Temyizi ile Davalı ... Vekilinin Birleştirilen Davanın Davacılarına İlişkin Temyizi Yönünden; Birleştirilen davanın davacıları ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, birleştirilen davanın davacılarından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.