Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3858 E. 2025/15524 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3858
- Karar No
- 2025/15524
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3633 Esas, 2025/84 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1270 Esas, 2023/1265 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü 6 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; değer tespitinde kullanılan buğday- yonca münavebesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin hatalı belirlendiğini, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı idare, tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesinde sayılan kamu mallarından olmadığını tespit etmiş, taşınmazları zilyetlikle iktisap iddiasında bulunan davalının zilyetliğine mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren 30 gün içinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmemiş olup dosya kapsamına göre, davaya konu muhtesatların yol güzergahı içerisinde kaldığı ve davalıya ait olduğu anlaşılmış, mahallinde yapılan keşif, mahkeme gözlemi ve taşınmaza ait fotoğraflardan sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak tespitinde, dosya kapsamından anlaşılan taşınmazın özelliğine göre %10 oranında objektif artışı uygulanmasında, ağaçlara yaş cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ve bu konuda bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmesinde, davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında ve davacı yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmemiş, her ne kadar dava tarihi olan 2021 yılı itibari ile taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaş ve cinsine göre, maktu değerlerini gösterir resmi veriler İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip, ağaçların maktu bedeline hükmedilmesi gerekirken, ağaç bedellerini kaim değer yöntemi üzerinden hesaplayan rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru değil ise de istinaf denetiminden geçen başka dosyalarda çevre iller Muş, Van, Siirt, Hakkari ve Bitlis İl ... ve ... Müdürlüklerine meyve ağaçlarının maktu değerlerinin istenmesi için müzekkere yazılmış ve gelen yazı cevaplarından Siirt İl ... ve ... Müdürlüğü verilerinin denetime elverişli olduğu, diğer illerde maktu ağaç verilerinin olmadığı, Siirt verilerinin ağaçların maktu değerlerini içerdiği anlaşılmakla Siirt İl ... ve ... Müdürlüğü resmi verilerine göre yapılan hesaplamada ağaç bedelinin daha yüksek olduğu anlaşıldığından bu husus istinaf edenin sıfatı ve özellikle kazanılmış hak ilkesi gözetilerek kaldırma nedeni yapılmamış, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi doğru görülmemiş ise de bu hususta açık bir istinaf bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Buna karşın; kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede davacı idarece fazla depo edilen ve iadesine karar verilen bedelin, infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükümde açıkça gösterilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2.Kamu düzeni uyarınca, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (3-b) bendindeki “depo edilen toplam kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 34.397,60 TL'den fazla depo edilen kısmın davacı kuruma iadesine” cümlesi hükümden çıkartılarak yerine “davacı idarece fazla depo edilen toplam 31.766,48 TL’nin, davalılar tarafından bankadan çekilmiş olması hâlinde varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile birlikte davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine, çekilmemişse birikmiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.