Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3255 E. 2025/16293 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3255
- Karar No
- 2025/16293
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2605 Esas, 2025/58 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Çukurca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/144 Esas, 2024/111 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili, ecrimisil ve değer düşüklüğü istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu .. ili, .. ilçesi, .. köyü 1 28... , 1 36... , 1 37... , 1 83... ve 1 88... parsel sayılı taşınmazların dere yatağında kalması sebebiyle taşınmazlara kamulaştırmasız el atıldığını, taşınmazların bedelinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline karar verilmesine talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazların dava dilekçesi ve uydu görüntülerinden de anlaşılacağı üzere dere yatağı içerisinde bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki dereye kurumun bir müdahalesi olmadığını ve dere yatağının müvekkil kurumca oluşturulmadığını, dolayısıyla dava konusu taşınmazlara idarenin bir el atması ya da müdahalesinin bulunmadığını, ecrimisil tazminatından bahsedilmesi için taşınır veya taşınmaz malın haksız bir şekilde işgal edilmesi, işgal edenin kötü niyetli olması ve sonucunda bir zarar meydana gelmesi gerektiğini, taşınmaz için değer düşüklüğünün talep edilmesini makul olmayıp objektif ilkelere ve hakkaniyete uygun olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın derdestlik, idari yargı yolu veya husumet yönünden reddine, esasa girilecek ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tazminat ve ecrimisil taleplerinin kabulüne, değer düşüklüğü taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu parsele idarenin herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, el atma iddiası bulunan kısmın tamamen doğal yolla oluşan bir derenin yatağı içerisinde yer aldığını, kadimden beri dere yatağı üzerinde yer alan taşınmazlarda tarım yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle herhangi bir zararın doğmasının mümkün olmadığını, bu nedenle ecrimisil tazminatı şartlarının oluşmadığını, el atma eyleminin ispatlanabilmesi için mevcut dere yatağının kadastro esnasında taşınmaz üzerinde mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, raporda taşınmazın .. Genel Müdürlüğü kanalından evvelce sulandığına dair herhangi bir belge ve bilgi sunulmadan sulu tarım arazisi olarak kabul edilmesinin taşınmazların değerini artırmaya yönelik olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının çok yüksek hesaplandığını, bu denli yüksek objektif değer artışı oranını kabul etmediklerini, ıslah edilen miktarlar için dava tarihinden değil, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, müvekkil kurum 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre harçtan muaf olması sebebiyle yargılama gideri ve harç ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, b.samanı, yonca, susam verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazların metrekare birim fiyatının dava tarihine göre 115,24 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminin incelenmesinden anlaşılan niteliği, geometrik durumu, özelliği dikkate alınarak 1 28... parsel için % 30, 1 36... parsel için %20, 1 37... parsel için %20, 1 83... parsel için %60, 1 88... parsel için %70 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, sürekli olarak dere yatağı haline gelen kısımların bedeline hükmedilerek kamulaştırılmasına karar verilmesinde, hükmedilen tazminattan davalı tarafın sorumlu tutulmasında, ecrimisilin net gelire göre hesaplanmasında ve miktarında, hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde değer düşüklüğü talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak yargılama giderleri içerisine dahil edilmesi gereken keşif harcının davacı tarafa iadesine karar verilmesi, arta kalan gider avansının talep şartı gerekmeksizin yatıran tarafa iadesine karar verilmesi gerekirken talep halinde iadesine karar verilmesi, kısa karar özetinin Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken karar kesinleşince bir örneğinin Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi, dere yatağına isabet eden kısmın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tescil edildikten sonra tapudan dere olarak terkinine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemi hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. köyü 1 28... parsel, 1 36... parsel, 1 37... parsel, 1 83... parsel, 1 88... parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.