Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3209 E. 2025/13029 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3209
- Karar No
- 2025/13029
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/977 Esas, 2024/2038 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/402 Esas, 2022/644 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Zonguldak ili, ... ilçesi, .../... Mahallesi 3560 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesinin talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Arkeolojik Sit alanında kaldığını, müvekkili tarafından davalı idareye yazılan dilekçeye karşı verilen cevapta; "20 18... yılı için kamulaştırma ödeneği bulunmadığından dolayı sit alanında kalan taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik gereği trampa yapılacağının" belirtildiğini, ancak trampa konusu hakkında herhangi bir işlem yapılmadığını, taşınmazın üzerinde müvekkilinin tasarrufunun kaldırıldığını, davalı idarenin görevini yerine getirmeyerek müvekkilini mağdur ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın Kültür ve Turizm Bakanlığı Karabük Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 09.09.2008 tarih ve 960 sayılı kararıyla 1. derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenen Tios Antik Kenti'nin sit sınırlarında kaldığı, 22.01.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda taşınmaza fiilen bir müdahalenin bulunmadığının belirtildiği, bu hâliyle taşınmaza tapu kaydına sit alanı şerhi konulması dışında fiili olarak el atılmadığı anlaşılmakla, kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmemiş olup, dava konusu taşınmazın 1. derece arkeolojik sit alanı ilân edilmesinin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek-1 maddesi kapsamında hukuki el atma olarak da değerlendirilemeyeceği, ayrıca 2863 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin (f) bendinde "Sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imâr planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir." denilmekle davalı kurumun trampa usulünü kullanabileceği düzenlenmekle buna zorlanamayacağının anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu taşınmazın trampa ile hazineye ait taşınmaz ile değiştirilmemesinin kamulaştırmasız el atmaya vücut vermeyeceği, netice itibariyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili hususundadır. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkeme kararının ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.