Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2997 E. 2025/17508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2997
- Karar No
- 2025/17508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/322 Esas, 2024/155 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 19 17... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.09.2021 tarihli ve 2019/124 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dosya içindeki bilgi ve belgelerden; İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/50 Değişik İş sayılı dosyasında 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden Belediye Başkanlığınca verilen ruhsat ve projesine aykırı olarak bitişik dava konusu 18 parsel sayılı taşınmazın 42,4 metrekarelik kısma dökülen beton nedeniyle mühür altına alınarak inşai faaliyetlerin durdurulduğu, tarihi sarnıç tahrip edilerek perde ve perde kolon yapılması için keşif tarihi itibarıyla 63.000,00 TL takdir edildiği, tarihi sarnıcın restorasyonu için yapılan işlerin ve bedelinin restorasyona ilişkin bilgi ve belge bulunmadığından tespit edilemediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sarnıcın tahribi için yapılan ve Belediye Başkanlığınca inşaatın durdurulmasına karar verilen perde ve perde kolonu bedeli restorasyon masrafı olarak kabulü ile dava konusu taşınmazın bozma öncesi belirlenen bedeline 63.000,00 TL ilave edilerek karar verildiğinin anlaşıldığı, Dairemizin 05.02.2019 tarihli bozma ilamında ise; dava konusu taşınmaz için Belediyece verilen inşaat ruhsatı ile restorasyon çalışmalarına ait tüm belgeler getirtilerek, taşınmaz başında uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılıp, davalının; dava konusu taşınmazın sarnıç alanında yer alan 15,4 m²lik kısmında ruhsata ve izne uygun inşaat vs. yaptığının tespiti durumunda yaptığı masrafların davacı idareden talep edilebileceği gözetilerek, bu hususta inceleme yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması gerektiğinden bahisle bozulduğu dolayısıyla bozma gereğinin yerine getirilmediğini, bu durumda; dava konusu taşınmaz için Belediyece verilen inşaat ruhsatı ile restorasyon çalışmalarına ait tüm belgeler getirtilerek, taşınmaz başında uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılıp, davalının; dava konusu taşınmazın sarnıç alanında yer alan 15,4 m²lik kısmında ruhsata ve izne uygun inşaat vs. yaptığının tespiti durumunda yaptığı masrafların davacı idareden talep edilebileceği gözetilerek, bu hususta araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması ve sarnıcın tahribine ilişkin yapılan işlerin bedeline hükmedilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de; Mahkemece tespit edilen fark bedel yönünden 11.10.2015 tarihinden son karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken faiz miktarının tespit edilen bedelle birlikte ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; fahiş bedele hükmedildiğini, emsal taşınmazların doğru seçilmediğini ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamaya katılmadıklarını, keşif mahallinde gerekli incelemenin yapılmadığını, ikinci keşifte de gerekli bildirim yapılmadığından keşfe icabet edilemediğini, bilirkişi raporunun afaki düzenlendiğini, bilirkişinin yanılgılı değerlendirme yaptığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Davanın niteliği gereği maktu harca hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi harcın hüküm altına alınması kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Kamu düzeni gereğinca yapılan inceleme sonucunda; Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin çıkartılmasına, yerine “ Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından, daha önceden ödenen 27,70 TL harcın mahsubu eksik kalan 399,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.