Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3130 E. 2025/6470 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3130
Karar No
2025/6470
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/76 E., 2025/106 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; .... ilçesinde faaliyet gösteren ... Eczanesinin işletmecisi ve sahibi olduğunu, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 04.11.2010 tarihli sayılı kararı ile yeşil kart sözleşmesinin feshedildiğini ve 3 yıl süre ile sözleşme yapılmama kararı alındığını, sözleşmenin tek taraflı feshi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek; uygulanan feshin ve 34.396,21 TL para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.06.2015 tarihli kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda Kurumun uyguladığı işlemde hukuka uyarlılık bulunmadığının mütalaa edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 18.12.2017 tarihli ilamıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel bir içerik taşımadığı, varsayımlara dayalı olarak sonuca gidildiği, teftiş kurulu tarafından düzenlenen raporun dosya arasında yer almadığı tespitine yer verilerek, teftiş kurulu tarafından düzenlenen rapor ve ekleri de celp edilmek suretiyle denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 05.02.2025 tarihli heyet raporunun denetime elverişli olduğu, sözleşmenin feshi ve uygulanan para cezasının yapılan tespitler kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı Kurumun sistemde yer alan açıklık ve hatalı programlanmasını eczacılara yüklemesinin hukuken mümkün olmadığını, hastaların mahkeme ifadelerinde doktora gittiklerini ve ilaçlarını aldıklarını beyan ettiklerini, sistemde yer alan boşluğun 2010 yılından sonra giderildiğini, eczacının sistem boşluğundan ve hatasından sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/164 E., 2017/34 K. sayılı dosyasında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme dolandırıcılık suçundan müvekkilinin beraat ettiğini, bilirkişi raporunda belirtilen ilaç raporlarında etken madde olmaması, dozlamaların uygun olmadığı, teşhis eksikliği gibi durumlardan reçetelerin parasının ödenmeyeceği belirtildiğini, müvekkiline reçetelerin iade edilmemesi nedeniyle Protokol maddesinde geçen reçete iadesi ve düzeltme hakkı verilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ilaç teminine ilişkin Protokole aykırılık iddiası ile uygulanan sözleşmenin feshi ve para cezası işlemin iptali istemine ilişkindir. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 04.10.2010 tarihli yazısı ile sözleşmenin (6.3.10), (6.3.13), (6.3.18), (6.3.19) maddelerine aykırılık nedeniyle, davacı ile imzalanan Yeşilkart Sözleşmesi feshedilmiş ve 3 yıl sözleşme imzalamayacağını belirtilmiştir. 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun (3816 sayılı Kanun) kapsamındaki Yeşil Kart uygulaması 01.01.2012 tarihi itibarıyla sona ermiş olup, bu tarihten sonra sağlık yardımları 5510 sayılı Kanun kapsamında Genel Sağlık Sigortası hükümlerine tabi hale gelmiştir. Bu haliyle; cezai işleme konu 2009 yılı Protokolünün (6.3.10), (6.3.13), (6.3.18), (6.3.19) maddeleri uygulanan eylemle ilgili 01.10.2020 tarihinde yürürlüğe giren eczanelerden ilaç teminine ilişkin 2020 Protokolünün (5.3.5.) maddesinde; ''Kurum, İl Sağlık Müdürlüğü veya Eczacı Odası tarafından eczanede yapılan denetimde, reçete sahibi veya ilacı alan kişiye teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde ilaç bedelinin 2 (iki) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde ilaç bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 3 (üç) ay süre ile sözleşme yapılmaz. Ancak, Kurum tarafından yapılacak soruşturma neticesinde hastaya teslim edilmek üzere hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 (altmış) günü geçmeyecek sürede ilaçların eczanede bekletildiğinin saptanması halinde bu madde hükmü uygulanmaz.'', (5.3.9.) maddesinde; ''Kurumca yapılan incelemeler neticesinde provizyon sistemine gerçeğe aykırı reçete kaydı yapılarak Kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 5 (beş) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ilk uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içerisinde fiilin tekrar işlendiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacıya ikinci uyarı tebliğ edilir. İlk uyarının tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içerisinde, ikinci uyarıdan sonra fiilin yeniden (üçüncü kez) işlendiğinin tespit edilmesi halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz. Ancak bu durumun sehven yapıldığının eczacı tarafından bildirilmesi ve Kurumca yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda sehven yapıldığının tespit edilmesi durumunda bu hüküm uygulanmaz. Bu maddenin tekrara ilişkin hükmünün uygulanmasında Protokolün (6.4) numaralı maddesi dikkate alınmaz.'', (5.3.10) maddesinde; “Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 (on) katı tutarında cezai şart uygulanarak eczacı uyarılır. Tekrarı halinde reçete bedelinin 20 (yirmi) katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 1 (bir) yıl süreyle sözleşme yapılmaz. Ancak, söz konusu sahte ilaç fiyat kupürü/sahte karekod, sahte reçete veya sahte raporun eczacı yada eczane çalışanları dışında üçüncü kişilerin dahli ile Kuruma fatura edildiğinin yapılacak araştırma ve/veya inceleme sonucunda tespit edilmesi halinde, bu madde hükmü uygulanmaz.” hükümleri düzenlenmiştir. Ayrıca 2020 Protokolünün (6.12.) maddesinde; “Bu Protokolün yürürlük tarihinden önce herhangi bir nedenle Kurumca veya Kuruma devredilen kurumlarca sözleşmesi feshedilen ve/veya cezai şart uygulanan eczacının bu işleme karşı dava açmış olması ve açılan davanın Protokolün yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmemiş olması halinde yazılı talebi ile Kurumca tespit edilen ve sözleşmesinin feshedilmesi ve/veya cezai şart uygulanmasına ilişkin fiil/fiiller için bu Protokolün (5) ve (6) numaralı maddelerinde yer alan hükümler uygulanır. Ancak Kurumca tahsil edilmiş olan cezai şart ve yersiz ödeme tutarları geri ödenmez, mahsup edilmez. Bu protokolden önceki protokollerde sözleşmenin feshi ve cezai şart gerektiren maddelerden bu protokolde kaldırılmış olanlar nedeniyle sözleşme feshi ve/veya cezai şart uygulanmış olan işlemler, konusu kalmadığından durdurulur ve işlem yapılmaz.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dava konusu cezai işlemin dayanağı olan Protokol maddelerinde değişiklik olduğu sabit olup, Mahkemece 2020 yılında yürürlüğe giren Protokolün ilgili maddelerinin olaya uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde durulmalıdır. Davacı tarafından dava açılması, 2020 Protokolünün uygulanmasına ilişkin müracaat olarak kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, Mahkemece; öncelikle teftiş dosyasının dosyaya kazandırılması, sonrasında müfettiş raporunda beyanı alınan cezai işleme esas sigortalıların tanık olarak dinlenmesi ve 2020 yılı Protokolünün yukarıda belirtilen ilgili maddeleri gereğince değerlendirme yapılarak, sonucu dairesinde uygun bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3130, K. 2025/6470, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3130-e-2025-6470-k-b7c7da8aa0f4