Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2589 E. 2025/8701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2589
Karar No
2025/8701
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1050 Esas, 2024/2113 Karar DAVA TARİHİ : 04.02.2013 KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinde geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... aleyhine açılan asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, davalılar ... ve ... aleyhine açılan asıl ve birleştirilen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı ... vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1316 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen yol olarak el atıldığını, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen dosya davacısı .... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 1316 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen yol olarak el atıldığını, bu nedenle taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; belediyeye karşı husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın Karayolları kamulaştırma alanında kısmen yolda kaldığını, dava konusu taşınmazın yetki ve sorumluluğunun Karayolları Genel Müdürlüğünce tesis edildiğini, söz konusu yolun ana arter niteliğinde olup... Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, davacının iddia ettiği gibi eylemli olarak el atıp kullanımının engellenmesinin söz konusu olmadığını, davanın görev ve husumet yönünden reddine, aksi takdirde esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak dava konusu taşınmaza değer biçilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde dava sonucunun kesinleşmesine kadar tapuda el değiştirmelerinin önlenmesine yönelik davacının hissesinin üzerine tedbir konulması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konsu 1136 parsel sayılı taşınmazın 6.088,00 m²lik kısmının Anadolu Otoyolu ... yol inşaat ve emniyet sahasında kaldığından kamulaştırıldığını ve taşınmaza 17.06.1988 tarihinde fiilen el konulduğunu, söz konusu taşınmaz mal maliklerinden ... kızı ... varislerinin yola terkin işlemleri yapılmış olduğundan davacılar ile anılan kişinin irtibatının olup olmadığının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2013/553 Esas, 2017/253 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile toplam 296.463,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine, asıl ve birleştirilen dosya davalıları ... ve ... yönünden davanın husumetten reddine, dava konusu taşınmazın yol olarak davacı ve birleştirilen dosya davacıları hisseleri yönünden iptali ile davalı ... adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dosya davacıları vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli ve 2017/2580 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararıyla kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve yasaya uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre belirlenen bedelinin uygun olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin usulüne uygun olarak yapılmış geçerli bir kamulaştırma işleminin bulunmadığı; ancak yol olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmazın davacılar ve murislerine ait paylarının tapu kaydının terkini yerine, yazılı şekilde tescil hükmü kurulması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dosya davacıları vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmemiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile somut emsal olarak kabul edilen ... Mahallesi 1314 parsel ve 63 66... parsel sayılı taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; dava konusu taşınmaz daha değerli olduğu halde, emsal taşınmazın daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde değer tespit edildiğinden alınan rapor inandırıcı bulunmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile hükmedilen kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine, asıl ve birleştirilen dosya davalıları ... ve ... yönünden açılan davaların husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli ve 2021/488 Esas, 2022/1230 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dosya davacıları vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgeler Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden dava konusu taşınmazın emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen metrekare birim fiyatından %25 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmek suretiyle hesap yapan rapor doğrultusunda eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gibi aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2016/16045 Esas sayılı kararı ile denetimden geçen ... Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/103 Esas, 2016/30 Karar sayılı dava dosyasında 18 02... parsel sayılı taşınmazların metrekaresine 14.02.2013 değerlendirme tarihi itibarıyla 1.200,00 TL değer biçilmiş olup belirtilen dava dosyasındaki rapordan ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınıp çelişki giderilmeden bedel belirlendiğinden alınan bilirkişi raporunun inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği ve dava konusu taşınmazda asıl ve birleştirilen dosya davacıları ile murisleri ...’in paydaş olduğu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların kendi payları ile muris ...’den gelen paylarının bedelinin hesaplandığı, ...’in asıl ve birleştirilen dosya davacıları dışında da mirasçıları bulunduğu anlaşıldığından dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki davacı ve birleştirilen dosya davacılarının tapu kaydı ve veraset ilamındaki hisselerinin iptaline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde davacılar ve murislerine ait payların tapu kaydının iptaline karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile hükmedilen kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine, asıl ve birleştirilen dosya davalıları ... ve ... yönünden açılan davaların husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, emsalin uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve tahsiline ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2589, K. 2025/8701, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2589-e-2025-8701-k-9fffdb280f16