Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/255 E. 2025/11760 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/255
Karar No
2025/11760
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/611 Esas, 2024/227 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gevaş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/152 Esas, 2022/435 Karar Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazların kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın, davalı ... yönünden kabulüne karar verilerek, davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bakımından ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, .... ilçesi, .... mahallesi 101 ada 20 (eski 208 parsel) ve 110 ada 17 (eski 230 parsel) sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından belirlenecek tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillere hisseleri oranında ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile her davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idareler vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davalı ... yönünden kabulüne karar verilerek, davalı ... ve İklim Değişikliği Bakanlığı bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat bedelinin çok yüksek belirlendiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, faize itiraz ettiklerini, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, idarenin kusurunun bulunmadığını, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yukarıda anlatıldığı şekilde taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden sorulduğu, idarece verilen cevabi yazısı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş ve kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, mahallinde teknik bilirkişiler ile harita mühendisi aracılığıyla usulüne uygun keşfin icrası sonucu idarenin gönderdiği krokinin de araziye uygulanması sureti ile ayrıca zemindeki sazlık kısımlar, ... Gölü'nün maksimum su kotu gibi unsurları da dikkate alınarak gözlem çukurları açılmak ve haritada işaretlenmek suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, bilirkişi heyetince taşınmazın kıyı kenar kısmında kalan miktarlarının gösterildiğini, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, taze fasulye, şeker pancarı ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın m² birim fiyatının 76,91 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının % 4 olarak alınmasında, istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamakta olup dosya içerisinde yeralan fen bilirkişisi raporunda, başka dosyaya gönderildiği belirtilen kıyı kenar çizgisi paftası vs. belgeler incelenerek taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı belirlenmişse de, belirtilen evrakın dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda uygulanan kıyı kenar çizgisinin hangi idare tarafından, hangi kanun uyarınca, hangi yönteme uygun olarak, hangi tarihte yapılan çalışma sonucu oluştuğu, bu çalışmanın ne şekilde kesinleştiği ilgili idareden sorularak varsa kesinleşmeye ve çalışmalara esas belgelerin onaylı örneklerinin dosya içine getirtilmesi, 3621 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü bendinde yer alan "Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur." ve aynı Kanun'un kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Komisyonca tespit edilip Valiliğin uygun görüşü ile birlikte gönderilen kıyı kenar çizgisi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylandıktan sonra yürürlüğe girer.” hükümleri uyarınca idarece belirlenmiş ve onaylı kıyı kenar çizgisi ya da mahkemece hükmen kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi bulunup bulunmadığı araştırılarak kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi var ise, denetime olanak verecek şekilde, krokisinin getirtilerek kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle taşınmazın pafta üzerinde kesinleşmiş kıyı kenar çizgisine göre konumu ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan alanını belirtir şekilde fen bilirkişisinden denetime elverişli rapor alındıktan sonra, kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölüm yönünden mülkiyet hakkının kısıtlanması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklı tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü ile hüküm kurulması, ilgili idare tarafından onaylanmış ya da hükmen kesinleşmiş kıyı kenar çizgisinin bulunmadığının tespiti hâlinde ise 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi koşulları oluşmadığının nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi, 4. Dosya içerisinde dava konusu taşınmazların eski tapu kayıtlarının bulunduğu, fen bilirkişisi tarafından, taşınmazların yeni ada parsel numarası ile yeniden oluşmuş olduğunun belirtilmiş olması karşısında, dava konusu taşınmazların yeni tapu kayıtlarının denetime olanak verecek şekilde ilgili tapu müdürlüğünden istenilerek dosya arasına alınmasından sonra karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 5. Tarım ve Orman Bakanlığı İlçe Müdürlüğünden, sulu arazide bölgede uygulanan münavebe sorulmadan karar verilmiş olup, yine kurul raporunda ilçe verisi adı altında bir tablo yazılı ise de; yılı ve veriler tam okunamamakta olup, münavebeye esas alınan ürünlerin, değerlendirme tarihi olan 2022 yılı itibarıyla toptan kg satış fiyatı ile dekar başına verim ve üretim maliyetlerinin Tarım ve Orman Bakanlığı İlçe Müdürlüğünden sorulmasından sonra alınacak cevabi yazının, denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/255, K. 2025/11760, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-255-e-2025-11760-k-ef4902e2c112