Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2538 E. 2025/11918 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2538
- Karar No
- 2025/11918
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1701 Esas, 2024/2015 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/679 Esas, 2023/406 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri murisinin İstanbul ili, ..., ... 578 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz hakkında verilen alınan kamulaştırma kararı sonrasında açılan acele kamulaştırma davasında 31.03.2017 tarihinde 542.311,61 TL bedelin ödenmesine karar verildiğini, müteakiben açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında fark 529.876,36 TL’nin 24.03.2021 tarihinde ödenmesine hükmedildiğini, ancak bu bedelin kendilerine 06.04.2021 tarihinde ödendiğini, yasal faizi ile ödenen paranın, yıllara sirayet eden yargılama süreci ve bu süreç içindeki çok ciddi ekonomik değişiklikler, taşınmazdaki değer artışı dikkate alındığında müvekkillerinin zarara uğradığını, bu nedenle davanın kabulü ile faizle giderilemeyen şimdilik 5.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından.... Otoyolu Projesi kapsamında taşınmazın kamulaştırıldığını, taşınmazın değerinin acele kamulaştırma ve kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedildiğini, yasal faizin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesindeki düzenlemeye uygun olarak işletildiğini, davacı tarafın iddia ettiği zararın müvekkili idareden talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle zarara uğradığını, bunun en somut delilinin kendilerine geç ödenen kamulaştırma bedeli ile kaybetmiş oldukları taşınmaz yerine yeniden taşınmaz almak istedikleri hâlde son yıllarda yaşanan aşırı enflasyon nedeniyle alamamaları olduğunu, bu süreçte ekonomik verilerde ve taşınmaz değerlerinde yaşanan fahiş artış ve değişimler sonucunda müvekkillerinin uğradığı zararının yasal faiz oranı ile karşılanamadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarında munzam zararda davacının zarara uğradığını, ayrıca ispatlaması yönünde katı yorum yapılmasının hak ihlali olarak değerlendirildiğini, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 122 nci maddesi uyarınca alacaklının uğradığı zararın, geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi karşılamakla yükümlü olduğu, kanun koyucu para borcunun geç ödenmesi ya da ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediği, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edildiği, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut olmadığı, davacı para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararının oluştuğunu somut delillerle ispat etmesi gerektiği, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat külfetinden kurtarmayacağı, tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre davacı tarafça somut bir zarara uğrandığı ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.