Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2246 E. 2025/11938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2246
- Karar No
- 2025/11938
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2666 Esas, 2024/2606 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/292 Esas, 2024/125 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddi ile kamu düzeni ilkesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 493 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde yapı, ağaç vb. taşınır veya taşınmazların bulunması halinde 2942 sayılı Kanun'un kamulaştırmaya ilişkin hükümleri uygulanarak bu taşınır ve taşınmazların değerleri de göz önünde bulundurularak dava konusu taşınmazın gerçek değerin tespiti yoluna gidilmesi gerektiğini, davalı sıfatıyla sadece müvekkili idarenin muhattap alınması gerektiğini belirterek açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yörede sulanabilir tarım arazilerinde uygulanan münavebe sistemi buğday, pamuk veya buğday, dane mısır şeklinde olması gerektiği, taşınmaza %15 oranında objektif değer artışının uygun görüldüğünü, dava konusu taşınmazın şehir ve ilçe merkezine oldukça uzak olduğunu, ayrıca kapitalizasyon faiz oranı için sayılan sebeplerin objektif değer artışının hesaplanmasında da mükerrer bir şekilde değer arttırıcı unsur olarak sayıldığını, dava konusu yörede objektif değer artışı uygulanamayacağını, bu nedenle bilirkişilerce yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, yerel mahkemece davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. 2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğunu, gerçek değeri tespit edilmeden gerçek malik davalı ..., ... ve ...'ya kamulaştırma bedelinin ödenmesi kararının hatalı olduğunu, davaya konu mütemmim cüzlerin ve veya yapının taşınmaz üzerinde olup olmadığı hususunun da tam olarak araştırılmadığını, usulsüz emsal değerlendirilerek taşınmazın değeri düşük belirlendiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. 3.Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; arazinin bedeli gerçek değerinin çok altında hesaplandığını, karar verilirken bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, %15 objektif değer artışının çok düşük olduğunu, faizin bitiş tarihinin karar tarihi olan 28.03.2024 olması gerektiğini, uygulanacak olan faizin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin olması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulanabilir tarım arazisi niteliğinde olduğu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2018 yılı verilerinin dosya içerisinde bulunduğu, bilirkişi kurulunca 2018 yılı verilerine göre ve sulanabilir tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin ve bilirkişi raporunda belirtilen taşınmaz özellikleri dikkate alınarak %15 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmaz bakımından dava tarihi olan 2018 tarihi itibarıyla ve netice olarak arazi metrekare birim değeri olarak 36,92 TL'nin tespit edilip ve bu değer üzerinden toplam kamulaştırma bedelinden davalının hissesine düşen bedelin hesaplanması, dava konusu taşınmazda davalı adına olan payın iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinin uygun bulunduğu; ancak dava devam ederken, Kadastro Mahkemesine ait dosyanın kesinleşmiş ve tapu kaydına dahi işlenmiş olduğu, niza konusu taşınmazın davalılardan ... adına ve tam hisse ile kayıtlı olduğu, bu itibarla hükmün 1 nolu bendinde, "davalılar değil davalı ..." şeklinde yazılması gerektiği, hükmün 3 sayılı bendinde, "davalı ..." şeklinde yazılması gerektiği, hükmün 4 sayılı bendinde, hak sahibi belli olduğundan "davalı ..." ve "derhal ödeme yapılması" şeklinde yazılması gerektiği, hükmün 5 nolu bendinde, faiz ödemesi ile ilgili olarak hükmün kesinleşmesine gerek bulunmadığı ve davalı ... dışında kalan diğer üç davalı yönünden "husumet yokluğu nedeniyle ret hükmü" kurulması gerektiğinden; taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddi ile kamu düzeni ilkesi gereği İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ... dışındaki davalılar yönünden davanın reddine, ... bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine ve davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.