Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2133 E. 2025/11422 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2133
Karar No
2025/11422
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/389 Esas, 2018/182 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, .... parsel sayılı taşınmazın 593,15 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.01.2015 tarihli ve 2013/1060 Esas, 2015/17 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Mahkemece mahallinde üç kez yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarında aynı emsal incelenmiş olup, birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz emsalden daha değerli kabul edilerek metrekaresine 234,00 TL değer biçilmiş, hükme esas alınan ikinci ve üçüncü bilirkişi kurulu raporlarında ise dava konusu taşınmaz emsalle aynı değerde kabul edilmek suretiyle 168,00 TL metrekare birim fiyatı takdir edilmiş olup, aynı emsal ile farklı değerler tespit edildiğinden alınan raporlar inandırıcı bulunmamış ve taşınmaz üzerinde bulunan meyveli ve meyvesiz ağaçların değerlendirme tarihi olan 2013 yılı itibarıyla yaş, cins ve verim durumlarına göre maktu değerlerine ilişkin resmi veriler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip bilirkişi raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 06.06.2018 tarihli ve 2016/389 Esas, 2018/182 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığını, tarla vasfında olduğunu, arsa olarak da emsal karşılaştırmasının hatalı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla aynı lojistik sahada kalan 1614 parsel sayılı taşınmaza Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1059 Esas sayılı dosyasında 385 TL/m² değer biçildiğini dava konusu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, kamulaştırılmayan arta kalan alanın da değerinin verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin 2020/1559 Esas, 2020/6316 Karar sayılı kararı ile onanan Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/388 Esas, 2018/327 Karar sayılı dava dosyasında, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sitesinden edinilen bilgilere göre dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, .... parsel sayılı taşınmaza yakın konumda olan ve dava konusu taşınmaz ile benzer özellikteki ... Mahallesi .... parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 200,00 TL/m² bedel belirlendiği gözetildiğinde bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan taşınmaz için tespit edilen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgulama uygulama sitesinden dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları yapıldığı tespit edilmiş olup yenileme sonucu oluşan yeni tapu kaydı ile yeni kadastro krokisi ilgili Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinden getirtilip, yeni duruma göre kamulaştırılan alanın ölçekli kroki üzerinde gösterilmesi için fen bilirkişisinden ve kamulaştırma bedelinin yenileme sonrası oluşan yüzölçümüne göre yeniden tespiti için ise bilirkişi kurulundan ek rapor alınması sağlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde değildir. 5. Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanunu’nun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesinin; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır. 6. Kabule göre de tespit edilen toplam kamulaştırma bedelinin hüküm kısmında açıkça gösterilmemesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek hâlinde ilgiliye iadesine, aşağıda yazılı kalan harcın davalıdan alınmasına, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2133, K. 2025/11422, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2133-e-2025-11422-k-2865f96eb676