Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2105 E. 2025/12623 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2105
- Karar No
- 2025/12623
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/4100 Esas, 2024/4600 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/531 Esas, 2022/518 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 740 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu arsa niteliğinde olduğunu, bu niteliğine göre değer biçilmesi gerektiğini, arta kalan kısımda değer kaybı olduğunu ileri sürerek taşınmazın gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, itirazlarının nazara alınmadığını, davaya konu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, arsa olarak yapılan bedel hesabının da gerçeği yansıtmadığını, yeterince emsal toplanmadığını, davaya konu taşınmaz ve emsal taşınmazların özelliklerinin raporda sıralanmadığını, emsal kıyaslamasının hatalı yapıldığını, emsal taşınmazlarla davaya konu taşınmazın arsa rayiç değerlerinin dosya arasına alınarak kıyaslanması gerektiğini, taşınmazın arta kalan kısmında değer kaybı oluşmadığını, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan 09.06.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun 2942 sayılı Kanun'un değer belirlemeye esas düzenlemelerine teknik olarak uygun olduğu, dosya kapsamında dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların toplandığı, bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazın niteliğine uygun olarak düzenlendiği, alınan emsalin uygun olduğu, tespit edilen birim bedel (509,65 TL/m²) üzerinden, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan 3.927,03 m²lik kısımının zemin kamulaştırma bedelinin doğru hesaplandığı, kısmi kamulaştırma nedeniyle taşınmazın üç parçaya ayrıldığı ve taşınmazın orta kısmında yer alan ve bilirkişi raporuna ekli krokide "B" harfi ile gösterilen kısmın kamulaştırıldığı, hem hızlı tren hattının oluşturacağı güvenlik ve ulaşım sıkıntısı hem de kamulaştırmadan arta kalan kısımların geometrik şekillerinin bozulmuş olması nazara alındığında, arta kalan kısımlarda değer kaybı oluşacağının kuşkusuz olduğu, bununla birlikte kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda oluşan değer düşüklüğü oranları ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, her iki kısmın yüzölçümü toplamı üzerinden hesaplama yapılması hatalı ise de Dairelerince krokide "C" harfi ile gösterilen kısım açısından değer düşüklüğü oranının %50 olması gerektiği hâlde, Mahkemece hükmedilen toplam değer kaybı bedelinin daha az hesaplandığı anlaşılmış olup istinafa gelen tarafın sıfatı da nazara alınarak davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 740 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.