Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2096 E. 2025/11850 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2096
Karar No
2025/11850
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/314 Esas, 2023/354 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ..., ..., ...'nın ... ili, .... ilçesi, (yeni ...) .... mevkiinde kayıtlı 2709 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 3/6 hissesinin tam mülkiyetine, 3/6 hissesinin de çıplak mülkiyetine (her biri 1/6'şar tam mülkiyet ve 1/6'şar çıplak mülkiyet hisse sahibi olarak ) müştereken malik olduklarını, müvekkillerinden ...'nun ise taşınmazın 3/6 hissesinin intifa hakkının sahibi olduğunu, taşınmazların bir kısmına denize katılmak ve diğer kısımlarına .... Kavşak girişi ve kavşak üzerinde yol, kentsel park ve benzeri tesisler yapıldığını, bu hususların İzmir 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/61 D.İş sayılı dosyasında ve mahallinde yapılan tespitte belirlendiğini, taşınmaza davalı olan idarelerce fiili olarak el atılması nedeniyle ecrimisil alacaklarının da oluştuğunu, şimdilik 30.000,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, ayrıca 300.000,00 TL ecrimisilin 30.12.2001 tarihinden başlayarak tahakkuk ettiği her ay sonundan itibaren dava tarihine kadar işlemiş ve dava tarihinden itibaren de işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ve müvekkillerinin tapu kayıtlarındaki hisselerine göre müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ..... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin .... Büyükşehir Belediye Başkanlığından ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmaza el atmasının bulunmadığını, istenilen tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu arsanın.... Çayının denize döküldüğü yerde oluşan delta içerisinde kaldığını, imar planlarının incelenmesinde taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde olduğu ve deniz içinde yer aldığının, dava konusu parsel üzerinde hiç bir kalıcı tesis yapılmadığını ve kamu hizmetine de tahsis edilmediğini, ecrimisil talebinin bu nedenle haklı bir dayanağı da bulunmadığını ileri sürerek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İzmir ....Kavşağının yapımı nedeniyle 2709 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1961 m²sinin Karayolları Genel Müdürlüğünün 14.08.1987 tarihli ve 1987/81 sayılı kamulaştırma işlemine başlama kararına dayanılarak kamulaştırıldığını, ancak dava konusu parselin kamulaştırma sınırı dışında kalan kesimde olduğunu ve müvekkili idarenin davaya konu taşınmazda herhangi bir el atmasının söz konusu olmadığını, davacının bu tür bir yer için ecrimisil talep edemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.12.2014 tarihli ve 2008/427 Esas, 2014/629 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda vergi değerlerine ters düşecek şekilde dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değersiz olduğunun kabulü, emsalin dava konusu taşınmaza uygun bir emsal olmadığı izlenimini uyandırmakta olup, İzmir gibi büyük şehirlerde dava konusu taşınmaza daha yakın konumda uygun emsaller bulunabileceği hâlde, dava konusu taşınmaz ile benzer özellikler taşımayan yanıltıcı olma olasılığı yüksek bu taşınmazı somut emsal olarak değerlendiren bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması ve emsal kira sözleşmesi olarak incelenen sözleşme, dava konusu taşınmazın inşai faaliyetlerde kullanılan iş makineleri ile malzemenin konulması şeklinde kullanılmasına ilişkin sözleşme olduğu, tarihinin 01.09.1995 olduğu, eski tarihli olması ve dava tarihinin de 2006 yılı olması dikkate alındığında aradaki fark nedeniyle emsal olacak nitelikte olmadığı ve gerçekçi olmayan yanıltıcı sonuçlara götüreceği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin,08.02.2022 tarihli ve 2017/581 Esas, 2022/41 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacının 09.02.2022 tarihli tashih talebi üzerine, (kısa karardan farklı olarak gerekçeli kararda kamulaştırma bedeli eksik takdir edildiğinden) mahkemece 09.02.2022 tarihli tashih kararı ile el atma bedeline ilişkin hükümdeki hata giderilerek yeniden hüküm kurulmuş, hükmün tavzihini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması, yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, hükmün tashihini düzenleyen aynı Kanun'un 304 üncü maddesinde ise hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri hataların mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği bildirilmiş, aynı Kanun'un 294-298 inci maddelerine göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olacağı ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimde, taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamayacağı veya artıramayacağı düzenlenmiş olup gerekçeli kararda kısa karardan farklı olarak eksik bedele hükmedilmesinin temyiz yolu ile talep edilmesi gerektiği hâlde, tahsis talebinin kabulü ile yazılı şekilde ek karar verilerek hükmün değiştirilmesi doğru olmadığından, mahkemece verilen 09.02.2022 tarihli tashih kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra esas hakkında yapılan incelemede; kısa kararda 5.152.275,00 TL'ye hükmedildiği hâlde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 14.951.700,00 TL'ye hükmedildiğinden kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli l99l/7 – l992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması bozma nedeni olduğu, bozmadan sonra yerel mahkeme önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebilir gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kamulaştırma planlarında bulunmadığını, kıyı kenar çizgisi dahilindeki taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve bu sebeple davacının tazminat talep edemeyeceğini, idarenin harçtan muaf olduğunu ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında aynı emsalin farklı raporlarda incelenediğini, itirazlarının karşılanmadığını,, kıyı kenar çizgisinde kalan taşınmaz için tazminata hükmedilmeyip davanın reddinin gerektiğini, harcın maktu alınması gerektiğini, dava harcının tamamlanmadığını ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2.Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, aynı temyiz sebeplerinin Dairemizin bozma ilamı öncesinde sunulan dilekçelerinde belirtildiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davalı ... harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) 3-A numaralı bendinin (I) ile gösterilen alt bendi hükümden çıkarılmasına yerine "Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 812.531,05 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 258.628,41 TL harç düşüldükten bakiye kalan 553.902,64 TL harcın davalılardan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak Hazineye irat kaydına, ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına " cümlesinin yazılması, b) 4-B numaralı bendinin (I) ile gösterilen alt bendinin hükümden çıkarılması, yerine "Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 10.391,60 TL harcın davalılardan ... harcın davalılardan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak Hazineye irad kaydına, ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına " cümlesinin yazılması c) (5) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine ''Davacılar tarafından yatırılan 258.628,41 TL tamamlama ve ıslah harcı toplamının davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, davacılar tarafından yapılan 1.300,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.537,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 2.837 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2096, K. 2025/11850, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2096-e-2025-11850-k-5d76eb4f6eaf