Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1965 E. 2025/12564 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1965
- Karar No
- 2025/12564
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/3548 Esas, 2024/3337 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/149 Esas, 2023/712 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararlan kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Davacı ... dışındaki davacılar yönünden hükmedilen kamulaştırmasız el atma bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacı ... dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin davacı ... yönünden hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., Mahallesi 253 04... parsel sayılı taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrıldığını ve fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kamulaştırmasız el atma mevcut olmadığını, belediyelerce okul alanı olarak belirlenen alanlarda, imar planının hayata geçirilmemesi ve herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılamamasından ilgili belediyelerin sorumlu olduğunu, okul alanı olarak ayrılan gayrimenkullerin mülkiyeti Maliye Hazinesi adına tescil edileceğinden, husumetin ilgili Belediye ve Maliye Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu,dava konusu taşınmazın imar planlarından belediyenin sorumlu olduğunu, parselasyon planının ve imar planının iptali için dava açılmadığını, bu nedenle tazminat istenemeyeceği, idari yargı kararlarının dikkate alınmadığını, uzlaşma gerektiğini, fiilen el atmanın olmadığını, mülkiyet hakkının kısıtlanmadığını, raporun yetersiz bedelin yüksek olduğunu, ıslah edilen bölüme ıslahtan faiz işletilmesi ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde 1988 onay tarihli imar planı kapsamında "Okul Yeri" olarak ayrıldığı, idarenin hukuki el atması bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, her ne kadar taşınmaza fiili olarak el atılmamış ise de davalı idare tarafından imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık süre içinde dava konusu taşınmazın kamulaştırılması yönünde herhangi bir işlem yapılmadığı, davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. Temyiz A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedel davalarında dava değeri dava tarihine göre tespit edilip bu tarihten itibaren faize hükmedildiğinden ve başkaca bir bedel hesabı yapılamayacağından davacı vekilinin bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
4. Her ne kadar hukuken tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar yönünden Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası gözetilerek maktu vekâlet ücretine hükmediliyor ise de davalı idarenin (Hazinenin) taşınmazın başkaca paydaşlarının açtığı dosyalar sebebiyle taşınmazda paydaş olduğu ve proje bütünlüğü gözetildiğinde fiili el atmanın varlığının kabulü ile nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davalı idare vekilinin istinaf aşamasında vekâlet ücretine ilişkin itirazı bulunmadığından bu yöndeki temyiz itirazı inceleme konusu yapılmamıştır.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılar Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.