Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1926 E. 2025/12256 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1926
Karar No
2025/12256
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI:2023/1700 Esas, 2024/3231 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI:2022/472 Esas, 2023/386 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan muhdesat Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 403/A parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın müvekkili idareye aidiyetini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu muhdesatın gerçek bedelinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve muhdesat bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyetine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 10.08.2020 tarihinde Bakanlığın ... İl Müdürlüğünün ilân panosunda ve internet sitesinde yayımlanan İmâr Kanunu'nun 18 inci maddesince davaya konu taşınmazda imâr uygulaması yapılmış olup buna karşı İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma istemli iptal davasının açıldığını, idare mahkemesince işlemin iptaline karar verildiğini, kararın istinaf aşamasında olduğunu, idare mahkemesince verilen karar kesinleşmeden iş bu davanın görülmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu yapılara değerlendirme ve dava tarihi olan 2022 yılı resmi birim fiyatı esas alınıp, yapı gruplarına ve yaşları ile yıpranma oranları dikkate alınıp bedel hesaplanmasında, ağaçlara da yaş, cins ve verim durumu gözetilerek 2022 yılı Van Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Ağaç Satış Tablosu verileriyle maktu değerlerine göre hesaplama yapılmasında, muhdesatların davacı idareye aidiyetine karar verilmesinde, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesinde, kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı tarafça imâr uygulamasına ilişkin idari dava dosyasında iptal kararı verildiği belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince bu hususta değerlendirme yapılmadığı ve bu hususun da istinaf nedeni yapıldığı görülmekle, söz konusu dosyanın kamulaştırma işlemine yönelik olmaması ve çevre yolu yapılmasına yönelik maksat unsuru yönünden değil de parselleme tahsis ilkesine aykırı işlem yapılması nedeniyle iptal kararı verildiği dikkate alındığında, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamında sonuca etkili olmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı muhdesat maliki arasındaki muhdesat bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1926, K. 2025/12256, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1926-e-2025-12256-k-f61acee21c60