Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1864 E. 2025/12233 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1864
- Karar No
- 2025/12233
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2305 Esas, 2024/1991 Karar KARAR: Usulden ret/ Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Başkanlığı vekilleri SAYISI: 2020/175 Esas, 2024/325 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemin ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ecrimisil talebinin ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine, tazminat talebinin ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı, davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil talebine ilişkin hükmün miktar itibarıyla kesin olduğundan davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun usulden reddine, tazminat talebine ilişkin istem yönünden davacı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ecrimisil talebinin kabulüne, tazminat talebinin davalı TOKİ Başkanlığı yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veva her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Ecrimisil bedeli olarak hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesin olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı ... vekilinin ecrimisil talebine ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı, davalı ... ve davalı ... vekillerince kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 pafta, 682 parsel sayılı 13.500 m² alanlı parselin 463853/1290240 (%35,95) payının maliki olduğunu, parselin; ... Belediyesi 16.06.2004 tarihli ve 1/1000 Ölçekli ... Merkez ve ... Mahalleleri Uygulama İmar Planında Sağlık Tesis Alanı, Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı, Sosyal Kültürel Tesis Alanı ve Yol (kısmen konut alanı) olarak planlandığını ve kısıtlandığını, parsele ayrıca yollar yapılarak fiilen de el atıldığını, taşınmazın TOKİ Başkanlığı tarafından “kamulaştırılacak alan” da kaldığını, parselin bulunduğu alanın “... önleme bölgesi” ilan edildiğini, kamulaştırma ve planlama görev ve yetkisinin TOKİ Başkanlığında olduğunu; 2004 yılındaki Belediye Planı ile başlayan kısıtlamaların gereğinin 25 yılı aşkın süredir yapılmadığını, bilahare yapılan revizyon planları ile de kısıtlamaların devam ettirildiğini, Uygulama İmar Planı ile yapılan kısıtlamaların tümünden ... sorumlu olacağını; bölgenin 2011 yılında ... Önleme Bölgesi ilan edilmesi ile birlikte planlama ve kamulaştırma görevlerinin TOKİ Başkanlığına geçtiğini; ayrıca, bölgedeki 677 hektar alanın TOKİ Başkanlığı tarafından kamulaştırılmasına dair 2011 yılında alınan kararın 9 yıldan bu yana uygulanmadığını ve mülkiyet hakkının tamamen kısıtlanmış olduğunu; uygulama İmar Planı ile yapılan kısıtlamalardan Sağlık Alanına ayrılan kısımların kamulaştırma görevinin Sağlık Bakanlığında olacağını beyan ederek; taşınmaza hukuki el atma-planla kısıtlama sebebiyle el atılan kısmın bedeli-değeri tespit edildiğinde artırılmak üzere şimdilik 5.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal (kararın kesinleşmesinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek) faiziyle birlikte her iki idareden müşterek-müteselsil sorumluluk esasıyla tahsiline; parsele ayrıca yol yapılarak (... ) fiilen de el atılmış ve yol olarak kullanılmakta olduğundan, dava tarihinden geriye doğru en çok 5 yıllık ecrimisilin dönemler halinde faizleriyle hesap ettirilmesine ve yola tekabül eden kısmın değerinin hesaplanmasına ve tüm bu değerler için şimdilik 5.000 TL’nin ... Belediye Başkanlığından tahsiline; Sağlık Tesis Alanı açısından 5.000 TL’nin Sağlık Bakanlığından tahsiline; yol alanının tapudan terkinine, diğer kısıtlı alanların ilgili İdareler adına tapuya tesciline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin (nispi) davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TOKİ Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 773 parsel sayılı taşınmazla birlikte yaklaşık 677 hektarlık bölgenin kamulaştırılmasına Başbakanlık Makamının 16.12.2011 tarihli ve 7313 sayılı Olur'u ile karar verildiğini, kamulaştırma çalışmalarının idare tarafından yürütülmekle birlikte, davacı... Ticaret Lojistik ve ... A.Ş.'nin maliki olduğu dava konusu taşınmaz, idaremizce anlaşma yolu ile kamulaştırılarak edinildiğini ve kamulaştırma kapsamında idare ile davacı Şirket arasında yapılan trampa ile davacı Şirket adına tescil edildiğini, bununla birlikte 16.12.2011 tarihli ve 7313 sayılı Olur'u ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, saha içerisinde bulunan davacı taşınmazları ve hisselerinin bulunduğu taşınmazlar dışında kalan taşınmaz malikleri ile uzlaşma yolu ile kamulaştırma süreci halen devam ettiğini, diğer yandan dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu yaklaşık 615 hektarlık alan, 775 sayılı ... Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca Başkanlık Makamının 06.05.2011 tarihli ve 2475 sayılı Başkanlık Makamı Olur'u ile ... Önleme Bölgesi ilan edildiğini, bahse konu ... Önleme Bölgesinin bir kısmına ilişkin imar planı çalışmalarının idarelerince yürütülmekte olup bu doğrultuda kurum ve kuruluş görüşlerine başvurulduğunu ve planlama çalışmalarında bütüncüllük ilkesi doğrultusunda 20.12.2017 tarihli ve 61761 sayılı Başkanlık Makamı Olur'u ile bahse konu ... Önleme Bölgesi sınırının revize edildiğini, dava konusu taşınmazı da kapsayan ... Önleme Bölgesi olarak ilan edilen alanın 175 hektarlık kısmında, 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu’na istinaden İdarelerinin görev ve sorumluluğundaki iş ve işlemlere yönelik olarak değerlendirilmesinin amaçlandığını, bu kapsamda imar planlarının hazırlanmasına yönelik işlemlere başlanıldığını ve ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin talep edildiğini, imar planlarının hazırlanmasına yönelik çalışmaların tamamlanmasının ardından 775 sayılı ... Kanunu’nun 19 uncu maddesi ile ... Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 59 uncu maddesi uyarınca imar planlarının onaylanması işlemlerinin idarelerin yürütüleceğini ... Önleme Bölgesinde kalan dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu bölgede, idaremizce onaylanacak imar planları doğrultusunda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine imar uygulaması yapılacağından, bu kapsamda dava konusu taşınmaza idarenin hukuken el atılması bulunmadığı gibi imar kısıtlamasına ya da tasarruf hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek bir eylem veya işlemi de bulunmadığını ileri sürerek davanın öncelikle müvekkili idare yönünden pasif husumetten mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu; kamulaştırma ve plan yapma yetkisinin TOKİ Başkanlığında olduğunu ileri sürerek davanın usul ve esas yönünden müvekkili kurum açısından reddine; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ecrimisil talebinin davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine, tazminat talebi yönünden ise konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekâlet ücretine nispi olarak hükmedilmesi gerektiğini, aplikasyon masraflarının yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiğini, enflasyona göre kademeli faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, sorumluluğun TOKİ Başkanlığı olduğunu, ecrimisil hesabının hatalı ve fahiş olduğunu ileri sürmüştür. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden açılan davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz hakkında ...Mahallesi ... Önleme Bölgesi alanında kaldığı anlaşıldığından TOKİ Başkanlığı tarafından kamulaştırma çalışmaları yapıldığı, dava aşamasında ise verilen yetkiye dayalı olarak imar uygulamasının yapıldığı ve hukuki sınırlandırmanın kaldırıldığı, davacıya başka bir parsel tahsis edildiği, dava konusuz kaldığı ve böylece davanın açılmasına davalı TOKİ Başkanlığının sebebiyet verdiği anlaşıldığından, yargılama giderlerinden bu davalının sorumlu olduğunun kabulü doğru olduğu gibi; taşınmaza yalnızca hukuken el atıldığından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna uygun olduğunu; ancak davacı vekili Avukat ... hükümden sonra vermiş olduğu dilekçesiyle davalı TOKİ Başkanlığı yönünden davadan feragat ettiğini beyan etmiş, davacı vekilinin vekâletnamesinde davadan feragat yetkisi olduğu görüldüğünden, davacının feragati uyarınca davanın reddi gerektiği gibi diğer davalılar ... ve ... hakkında açılan davalar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmemiş olması doğru görülmediği gerekçesiyle ecrimisil bedeline ilişkin hükme yönelik davacı ve davalı ... Belediyesinin istinaf talebinin verilen hüküm itibarıyla kesin olduğundan usulden reddine, tazminat talebi yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ecrimisil talebinin kabulüne tazminat talebinin ise TOKİ Başkanlığı yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davacı, Davalı ... ve Davalı ... Vekillerinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanlığından alınması gereken 615,40 TL temyiz harcı ile 3.033,70 TL temyize başvurma harçlarının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.