Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2589 E. 2025/2837 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2589
- Karar No
- 2025/2837
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/609 E., 2024/1128 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/819 E., 2023/664 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı yükleniciler ile davalı idare arasında Alternatif İçmesuyu Kaynağı (Baraj) ve Hidroelektrik Santrali İnşaatı İşi Sözleşmesinin imzalandığını, davalı idarenin sözleşme kapsamında düzenlenen 7 ila 30 no'lu hakedişlerde fiyat farkını hatalı hesapladığını, hakedişlerin davacılar tarafından itiraz kaydı konulmak suretiyle imzalandığını, işin 06.07.2018 tarihinde geçici kabulünün ve 09.07.2021 tarihinde kesin kabulünün yapıldığını, ödenmesi gereken fiyat farkı miktarının 7.718.404,10 TL olmasına rağmen davalı idare tarafından yapılan hesaplama ile ödenmesi gerekin fiyat farkı miktarının 6.147.616,22 TL olarak tespit edildiğini, eksik hesaplanan miktarın 1.570.787,88 TL olduğunu, 802.560,14 TL kısmının ödendiğini, 768.227,14 TL kısmının ödenmediğini, başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek ... . İcra Dairesi'nin 2022/7093 Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kısmi itirazın iptali davası açılamayacağını, talep yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, sözleşme kapsamındaki fiyat farkı hesaplamalarının 4734 ve 4735 sayılı Kanun, yönetmelik, şartname ve kararname hükümlerine uygun şekilde yapıldığını, dava konusuna ilişkin kesin hüküm bulunmadığını, davalının tacir olmadığını, temerrüt koşullarının oluşmadığını, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılmasının mümkün olduğu, takip tarihi itibari ile talep edilen alacağın zamanaşımına uğramadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 30 hakediş düzenlendiği, 1 - 6 no'lu hakedişlere ilişkin fiyat farkı alacağının dava konusu olmadığı, sözleşme kapsamında yapılan imalatın ihale tarihi ile iş programına göre uygulamasının yapılacağı ay arasındaki fiyat değişiminin fiyat farkı olarak tanımlandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.12.2013 tarihinde ilanı yapılan ihale sonucunda imzalandığı, ancak sözleşme kapsamında 24.12.2002 tarihli ve 2002/5039 sayılı karar ile yürürlüğe giren fiyat farkı hesaplamasının uygulanmasının kararlaştırıldığı, sözleşmenin imzalanması sonrasında özel hukuk hükümlerine tabi hale geldiği, sözleşmenin aynen uygulanmasının gerektiği, davalının daha sonra yürürlüğe giren fiyat farkı kararnamesinin uygulanmasına ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davacı vekili tarafından yapılan ıslahın hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, faiz türünün reeskont avans olarak belirlenmesine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddedilmesi sonucu davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinde fiyat farkı ödenmesine ilişkin düzenlemenin sözleşmenin 14. maddesinde yer aldığını, sözleşme imzalanmadan önce yürürlüğe giren kararnamede hesaplama yönteminin değiştirildiğini, sözleşmenin 14. maddesinde yer alan ifade gereğince imza tarihinde yürürlükte olmayan kararname hükmünün uygulanmasının hatalı olduğunu, tarafların yürürlükte olmayan mevzuat hükmünün uygulanmasını kararlaştırdıklarının kabulünün de hatalı olduğunu, sözleşmenin 14. maddesinde yazılı hüküm nedeniyle imza tarihinde yürürlükte olan fiyat farkı kararnamesindeki hesap yöntemi ile hesaplama yapılmasının gerektiğini, davalı idare tarafından sözleşmeye bağlı kalınarak fiyat farkı hesaplanmasının sözleşme hükümleri ile yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında eksik ödendiği öne sürülen fiyat farkı bedelinin ödenmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.