Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1862 E. 2025/12384 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1862
Karar No
2025/12384
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1256 Esas, 2024/1931 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2022/193 Esas, 2023/354 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., Mahallesi 45 65... parsel (eski 880 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmanın türbin alanı olarak yapıldığı belirtilmeden, bedeline hükmedilen kısmın Hazine adına tesciline karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, verilerin doğru alınmadığını, bedelin yüksek hesaplandığını, objektif değer artırıcı oranın yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın üstün konumuna göre düşük bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, bilirkişi raporunda uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranının taşınmazın nitelik ve konumuna uygun düştüğü, değerlendirmeye esas alınan ürün verilerinin resmi verilerle uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uygun bulunduğu, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre dava tarihi itibarıyla 583,28 TL/m² birim değer üzerinden belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, taşınmazın kamulaştırmadan geriye kalan bölümlerinin yeri, yüzölçümü, geometrik durumuna göre belirlenen değer azalışının yerinde olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırılan alanın hangi nitelikte kamulaştırılacağının mahkeme kararında belirtilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından dava tarihinin esas alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın dekarından alınabilecek brüt gelirinden indirilmesi gereken üretim masraflarının Türkiye ortalaması dikkate alındığında brüt gelirin 1/3 oranında olması gerektiğini, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda taşınmazın kuru tarım arazisi olduğu belirtilmesine rağmen net gelir hesaplamasında sulu tarım arazisi verilerini dikkate alarak değerleme yapmasına itiraz ettiğini, ... ilçesinin Büyükşehir Belediye sınırları içerisine alınmış olması nedeniyle afaki olarak taşınmazın değerinin %175 artırılmasının, değer kaybının %5 belirlenmesinin doğru olmadığını, 2021/13 Değişik iş Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmına ilişkin değeri ile mahkemece yapılan yargılama sırasında bulunan değerin arasındaki afaki değer farkının mahkemece giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin oldukça altında bir değer biçildiğini, kamulaştırma ve arazinin geri kalanının değerini düşürecekse kamulaştırma bedelinin malikin zararını giderecek bir bedel olması gerektiğini, kamulaştırma nedeniyle dava konusu taşınmazların orantısız olarak bölünmesinin taşınmazların geometrik şeklini bozduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararında bu hususa da değinilmemesine itiraz ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı ... vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın kamulaştırma öncesi yüzölçümü ile kamulaştırma nedeniyle iki ayrı bölüme ayrıldığı, kalan kısımların büyüklüğü, konumu ve kamulaştırma amacı dikkate alındığında bu kısımların kullanılamaz hâle geldiği gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle bu bölümlerde değer düşüklüğü olmayacağının kabulü ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ... vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1862, K. 2025/12384, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1862-e-2025-12384-k-3d0389f9ead4