Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1854 E. 2025/12152 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1854
Karar No
2025/12152
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2040 Esas, 2024/2087 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2023/351 Esas, 2024/221 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesine dayalı munzam zarar istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;dava konusu İstanbul ili, ..., ..., 1710, 1731 ve 1910 sayılı taşınmazların davalı idare tarafından kamulaştırıldığını, taşınmaz malikleri ile davalı idarenin bedelde anlaşamaması üzerinde davalı tarafça ilk olarak 2017 senesinde, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davaları açıldığını, kamulaştırma bedellerinin ortalama 350.000,00 TL civarına belirlendiğini; ancak davalı idarenin kamulaştırma bedellerini verilen sürelere rağmen bankaya depo edemediğinden davaların tamamına yakınında ret kararları yahut davaların takipsiz bırakılmasından ötürü açılmamış sayılma kararları verildiğini, davalı idarenin bu kez 2021 senesinin Ekim ayında aynı davaları tekrar açtığını, bu davalarda ise kamulaştırma bedellerinin yine 4 ayrı kademe şeklinde olmak üzere mahkemelerin çoğunda metrekare başına 2.900,00- 3.000,00- 3.100,00 ve 3.200,00 TL olarak tespit edildiğini, buna göre taşınmazlar için ortalama 750.000,00 TL kamulaştırma bedeli tespit edildiğini, davalı idarenin bu bedelleri bu kez bankaya depo edebildiğini, ancak 2021 senesinin aralık ayında yaşanan döviz krizi ve sonrasında gelişen ve halen devam etmekte olan yüksek enflasyondan ötürü gayrimenkul değerlerinin olağanüstü bir şekilde artmaya başladığını, bu durumu fırsata çeviren davalı idarenin resmen taşınmazlara değerinin çok altında sahip olma gayretine girdiğini, netice itibari ile Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli ve 2021/424 Esas, 2022/178 Karar sayılı kararı ile müvekkiline ait taşınmazın kamulaştırma bedelinin 2.500.000,00 TL olarak tespit edildiğini ve Türk hukuk sistemine güveni ve inancı kalmayan müvekkili tarafından karar istinaf edilmeyerek kesinleştiğini, Küçükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/424 Esas, 2022/178 Karar sayılı dosyasındaki dava tarihi olan 18.10.2021 tarihi ile kararın kesinleştiği tarih arasında geçen dönem için enflasyon oranlarına göre oluşan zararlarının alanında uzman gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi tarafından tespiti ile birlikte tespit edilen tazminata dava tarihinden itibaren enflasyon işletilmek, aksi takdirde işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;kamulaştırma bedelinin kamulaştırma tarihi itibarıyla değil dava tarihi itibarıyla belirlenmesi ve dava tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında uzun sürenin olması nedeniyle müvekkilin malvarlığının enflasyon yüzünden olumsuz etkilendiğini, kararın Anayasa'nın 46ncı maddesine ve Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, idarenin müvekkil lehine sebepsiz zenginleştiğini, davanın munzam zararın tazminine yönelik olmadığını, taşınmazın gerçek karşılığının tazminini talep ettiklerini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararlarının oluştuğunu somut delilerle ispat edemediğini, Mahkemenin diğer sebepleri de göz önüne alındığında zarar istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek enflasyon karşısında bedelin değer kaybettiğini bu nedenle zararın ispatlandığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken dava açıldığı tarihte yürüklükte bulunan hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1854, K. 2025/12152, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1854-e-2025-12152-k-7828d73f8b33