Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1782 E. 2025/11241 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1782
- Karar No
- 2025/11241
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/955 Esas, 2024/3239 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/288 Esas, 2023/878 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve taşınmaz üzerindeki akaryakıt istasyonunun işletme gelir kaybının tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekilinin başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davalı idare yönünden hükmedilen tazminat ile ecrimisil miktarının Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., köyü, .... parsel (yeni 191 ada 26 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydına kamulaştırma şerhi işlediği gibi, yol geçirmek sureti ile de fiilen el attığını, bunun karşılığında usulüne uygun şekilde kamulaştırma yapmadığı gibi bedel de ödemediğini, taşınmaz üzerinde uzun yıllardır davacılara ait bir akaryakıt istasyonunun faaliyet gösterdiğini, kamulaştırma şerhi konulması sebebi ile akaryakıt istasyonunun 14 yıldır faaliyette olmadığı gibi kar mahrumiyetinin de söz konusu oduğununu, el atılan taşınmaz bedeli ile akaryakıt istasyonunun işletme gelir kaybının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tamamına el atıldığı hâlde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, takdir edilen bedelin de çok düşük olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen reddine karar verildiği, reddedilen kısım yönünden lehlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın fiilen el atılan 13.28 m²lik kısmının emsal karşılaştırması uyarınca zemin bedeline ve dava tarihinden geriye doğru ecrimisil bedeline hükmedilmesinde, taşınmazın tapu kaydında davalı idarece konulan kamulaştırma şerhi konularak davalı idare kayıtlarına göre taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına karar verilmiş ise de idari bir işlem olan kamulaştırma kararından idarenin her zaman tek taraflı tasarrufu ile kısmen veya tamamen vazgeçmesi mümkün olduğu, taşınmazın fiilen el atılmayan kısımlarına ilişkin tazminat ve ecrimisil istemlerinin ve tapu kaydındaki kamulaştırma şerhinden dolayı davacıların zarara uğradıklarının ispatlanamaması sebebiyle gelir kaybı talebinin de reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik olmadığından bahisle davacı tarafın istinaf isteminin esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın imar planında yol alanına tahsisli olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğünün yazısında bahse konu taşınmazın tamamının yol, inşaat ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla kamulaştırılmasına karar verildiğinin bildirildiği ve taşınmazın bir kısmına kamulaştırma amacına yönelik fiilen el atıldığı da gözetildiğinde, taşınmazın tamamının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden, Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden: 1. Davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.